Türkiye siz bu yazıyı okuduğunuz esnada Türkiye SAHA 2026 kapsamında dünyanın en kapsamlı ve etkin Savunma ve Havacılık alanındaki fuarlarından birini icra etmeye devam ediyor olacak.Bulanlar arayanların arasından çıkarBazı konular için sıkça söylenen bir söz vardır; 'Her arayan bulamaz, lakin bulanlar mutlaka arayanların arasından çıkar' diye aslında SAHA 2026 bunun doğrulanarak hayata geçmiş hali.
Neden
2018 yılında ilk kez icra edildiğinde içerideki seçkin kesimin dudak bükerek konuya baktığı ve sadece 170 yerli firmanın iştirak ettiği,10 bin metrekarelik alanda icra edilen SAHA EXPO, bugün geldiğimiz noktada 300'e yakını yabancı toplamda 1700 firmanın iştirak ettiği dünyanın en büyük savunma ve havacılık fuarı haline dönüştü.
Burada 1400 Türk firmasının çok başarılı ürünler sergiliyor olması ve bu kapasitesini sergilemesi apayrı bir konu. Zira 1990'lı yıllarda iştirak ettiğim fuarlarda birkaç KİT konumundaki firma dışında sergileyecek bir şeyi olmayan bir ülkeden, 1400 firmanın bu fuara katılıyor olması bir başarı hikayesi değilse nedir
SAHA Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar daha SAHA kapanmadan imzalanan anlaşmaların hacminin 8 milyar doları aştığını duyurdu. Bu kuşkusuz bir vizyon ortaya koyup ısrarla bu vizyonu pratiğe döken bir emeğin karşılığı demek.
Gelelim SAHA 2026 alanında gördüklerime.
Yıllardan bu yana bu türden fuarlara katılan birisi olarak şunu söyleyebilirim ki her bir fuarın gelişen olayları çok iyi yansıttığı bir çerçevesi oluyor. 2017 yılında Londra'da icra edilen benzer bir fuara katıldığımda yerli ve yabancı basının tüm ilgisi, Türkiye'nin tedarik anlaşması imzaladığı S-400 hava savunma sistemlerine yönelikti.
Fuar alanında ise daha çok konvansiyonel araç, silah ve mühimmatlar sergileniyordu.
Bugün SAHA 2026 kapsamında ise gelişen tehditler ile mütenasip olarak teşhir edilen ürünleri dört ana kategoriye ayırabiliriz.
Bunlardan birincisi gerek SİHA ve İHA kapsamında telakki edilen ürünler, gerekse de kamikaze dron ailesine mensup ürünler fuarda en ilgi çeken ürünlerdi. Bunların deniz ve kara versiyonlarının da fuarda kendisine yer bulduğunu ifade etmeliyim.
İkinci kategoride ise özellikle alçak irtifa üzerinden tehdit oluşturan sistemlere karşı kullanılacak silahlar vardı. Bu kapsamda namlulu silahlar ile ucuz ve etkin bir çözüm sunan sistemlerin yanı sıra lazer ile ya da mikro dalga yöntemleriyle alçak irtifadan gelen bu tehdidi etkisiz kılacak sistemler revaçtaydı.

2