Anlaşılan o ki Türkiye elindeki S400 Hava Savunma Sistemlerini (HSS) elden çıkartarak, Türk Amerikan ilişkilerini Trump döneminde farklı bir noktaya taşımak istiyor.
Peki o zaman bu sistemi neden aldı
Bu sistemleri alarak attığı taş, ürküttüğü kurbağaya değdi mi
Zira yine koro halinde 'biz demiştik' diyen tayfa piyasada.
Mecelle'de yer alan 'Ezmanın teğayyyürü ile ahkamın teğayyürü inkar olunamaz' hükmü aslında bu konuyu izah etmek için oldukça ideal. Yani kabaca 'zamanın değişmesiyle birlikte hüküm de değişebilir' anlamına gelen bu deyiş sanırım S400 konusunu oldukça iyi açıklıyor.
Türkiye'ye uygulanan ambargolar ve 15 Temmuz ihaneti
S400 konusunu bu iki parametreyi dikkate almaksızın değerlendirmek ya idraksiz olmayı ya da art niyetli olmayı gerektirir.
Türkiye 1990'lı yıllardan bu yana hissettiği hava savunma sistemlerinin eksikliğini tüm çabalarına rağmen tedarik yöntemi ile elde etmeyi başaramamıştır. ABD ve Avrupa'daki NATO müttefiki ülkeler, Türkiye'ye bu sistemleri satmamak için ellerinden gelen her bahaneyi yıllarca öne sürmüşler, Türkiye konuyu uluslararası ihaleye dönüştürdüğünde ise çok farklı fiyat ve teklifler ile karşımıza çıkmışlardır.
Bu ihalede öne çıkan Çin'in sunduğu teklif ise, ABD baskısı ile kabul edilmemiş ve ihale neticelendirilememiştir. Şimdilerde ABD ağzı ile 'Hayır, ABD Patriotları teklif etti, Türkiye kabul etmedi' diyerek etrafta ağzını yamulta yamulta konuşanların dedikleri teklif, işte bu tekliftir.
Tam bu ortamda 15 Temmuz ihaneti yaşanmış ve semalarımız Tel Aviv ve Washington'a gönülden bağlı hainlerin uçurduğu beş on tayyareye teslim olmuştur. 15 Temmuz sonrası Türkiye tehdit algısını net Batı'dan algılamaya başlamış ve hava sahasında gördüğü açığı Rusya'dan tedarik ettiği S400'ler ile kapatmaya karar verip ve rotayı Moskova'ya çevirmiştir.
Bunu görmezden gelen her anlayış nazarımızda zerre kadar değeri olmayan bir anlayıştır.
Bu hamleyle Rusya'dan 4 bataryalık S400 Triumf sistemi ve gelişmiş radar sistemleri tedarik edilmiştir. Ancak bu alım, Washington ile ilişkileri kopma noktasına getirmiş ve Türkiye, CAATSA (Amerika'nın Düşmanlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası) yaptırımlarının hedefi olup F35 projesinden de çıkartılmıştır. Bugün anlıyoruz ki Türkiye F35 projesinden gerçekte İsrail'in bölgedeki hava üstünlüğüne halel getirdiği gerekçesiyle çıkartılmışı ve S400'ler bu işe bahane olarak kullanılmıştır. Bunu zaman içinde daha da iyi anlayacağız zira Türkiye'ye beş altı filodan oluşacak bir F35 satışı hiçbir koşulda gerçekleşmeyecek.

11