Netanyahu ahlak dersi veriyorsa...

Trump, Netanyahu'nun esiri mi yoksa stratejik çıkarlarıyla uyuşan kararlar mı alıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, İsrail'in ABD karar mekanizmalarına sızmasıyla Trump'ın özgür iradesinin kısıtlandığını iddia ediyor. Bunu Tucker Carlson ile Trump arasındaki çatışma, Papa'ya yönelik eleştiriler ve Netanyahu'nun savaş suçlusu olmasına rağmen ahlak vaazı etmesi üzerinden örneklendiriyor. Peki Trump'ın bu tutumu tamamen dış baskı mı, yoksa kendi çıkarları ve ideolojik tercihlerinin sonucu mu?

İsrail'in 'İran Savaşı' başladığı günden bu yana ABD ile geliştirdiği ilişki modeli, zaten var olan rahatsızlığı kamuoyunda daha belirgin hale getirdi. An geçmiyor ki ABD kamuoyunda İsrail'in ABD'yi kendi kirli işlerine neden musallat ettiği tartışılmasın.
Özellikle MAGA hareketinin Tucker Carlson gibi medyadaki etkin isimleri, yaptıkları yayınlar ile ABD'de hatırı sayılır bir kitleyi mobilize etmeyi başardılar. Artık Pentagon ve Dışişleri'nde ana patronun İsrailli generaller ve bürokratlar olduğu konusu sakız gibi çiğnenir oldu. Trump zordaElbette bu durum Başkan Trump'ı son derece huzursuz etmekte.
Trump'ın her gün savrulmuş açıklamalar yapmasının ana sebebi, mezkur sıkışmışlığın Trump üzerindeki yansıması dersek mübalağa etmiş olmayız. O zaman Trump, Netanyahu'nun kendisini istediği alana çekmesini istemediği halde neden her şeye tamam demek zorunda kalıyor sorusu herkesin aklında olan bir soru.
ABD Dışişleri Eski Bakanı John Kerry, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada eski başkanların hiçbirisinin İsrail'e vermediği desteği Trump'ın vermek zorunda kaldığını söyledi. Bu hali Epstein dosyaları ile açıklayanlar olduğu gibi, ortaya çıkan tablodan Trump'ın ticaretinin istifade etmesiyle izah edenler de var.
Sanırım en önemli açıklama Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan geldi: İsrail'in heklediği bir ABD nizamı ile karşı karşıyayız.
Siyonizm'in uzun yıllar boyunca ABD'deki etkin tüm karar mekanizmalarına sızması sonucunda, ABD devlet aklı konu İsrail olduğunda rasyonel bir düşünce ve karar mekanizması çalıştıramıyor.
İşte bu şartlar altında Trump daha fazla sessiz kalamadı ve başta Tucker Carlson olmak üzere ismini saydığı birçok gazeteciyi düşük zeka grubundaki kişiler olmakla itham etti.
Oysa Carlson, Trump'ın seçim zaferine önemli katkı sunmuştu.
Carlson elbette cevap vermekte gecikmedi ve Trump için 'köle' benzetmesi yaptı. Carlson, Trump'ın İsrail'e karşı iradesinin olmadığını ama mücadele ederse iradesini geri alabileceğini vurguladı.
Bu tartışmalar devam ederken Papa 14. Leo birden sahneye çıktı ve Trump'ın söylemlerini sert bir dille eleştirdi, İran ile devam eden savaşın kabul edilemez ve insanlık dışı olduğunu söyledi.
Trump, sessiz kalmadı ve sen misin beni eleştiren tadında Papa'yı radikal solun maşası olmakla itham etti ve Papa'yı dış politikada yetersiz bulduğunu söyledi.