Ve Reyhanlı saldırısının son ve en önemli faili de yakalandı: Mihraç Ural
Reyhanlı saldırısında neler oldu ayrıca yazacağım ama önce kim bu Mihraç Ural
Adana'da banka soygunu ve ABD Konsolosluğu'na bombalı saldırı gibi suçlardan hüküm giyerek 10 Mart 1978 tarihinde cezaevine koyulan Mihraç Ural 1980 yılında bulunduğu hapishaneden düzmece bir tahliye emri ile herkesin gözünün içine baka baka kaçtı ve Suriye'ye sığındı.
Adana cezaevinden kaçışı, cezaevinde kendi fikriyatına yakın ideolojik bir örgütlenmenin cezaevinde kendisine yardım etmesiyle mümkün olmuştur. Yıllar sonra Reyhanlı'da 52 vatandaşımızın hayatını kaybettiği saldırıyı da yine devlet içine sızmış başka bir örgütün göz yumması ile yapabilmiştir.
Suriye'ye sığındıktan hemen sonra, Hatay vilayetimizin aslında Suriye'den çalınmış bir toprak olduğunu ve mutlaka Suriye'ye geri verilmesi gerektiğine yönelik Suriye içindeki en etkin organizasyonları kurdu ve bölgede endoktrinasyon faaliyetlerinde bulundu. Bu kapsamda Cemil Esed ile yakın ilişkiler geliştirdi ve Esed ailesine damat oldu, zenginleşti ve etkisi her geçen gün arttı.
Hafız Esed, PKK elebaşısı Öcalan ile birlikte Mihraç Ural'ı eşzamanlı olarak Suriye topraklarında ağırladı ve sürekli olarak Suriye'de Türk düşmanlığını Ural'a destekletti, Öcalan'ın da PKK terör örgütünü Şam'dan kontrol etmesine zemin hazırladı.
İskenderun Sancağı (Liva-i İskenderun) konusu hiç kapanmadan 2024 yılına kadar Suriye Devleti'nin de resmi ajandası olarak hep masada durdu.
2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı ile Lazkiye, Keseb, Türkmendağı bölgesinde muhalefete destek olan Suriye halkının katledilmesinde Ural ve örgütü Mukaveme Suriyeyyi'nin büyük rolü oldu. Tartus ve Lazkiye kıyı şeridinde Suriye halkına büyük katliam ve vahşet uygulandı.
Önce Banyas'ta mezhepsel katliam
2- 3 Mayıs 2013 tarihlerinde Suriye'nin Akdeniz kıyısındaki Tartus iline bağlı Banyas kenti ve komşu Beyda köyünde gerçekleşen kitlesel sivil katliamlarda Suriye düzenli ordu birlikleri ile Mukaveme Suriyeyi milisleri, muhaliflerin kontrolünde veya mezhepsel olarak hedef seçilen köy ve mahallelerde katliamlar gerçekleştirdi. Ev ev yapılan baskınlarda, aralarında çok sayıda kadın, çocuk ve bebeğin de bulunduğu 400'ü aşkın sivil yakın mesafeden vurularak, bıçaklanarak veya evleri yakılarak katledildi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve BM raporlarında, Banyas ve Beyda'da yaşananlar

21