Bilinen ve klişe bazı kavramlar vardır: Taşların yerinden oynaması ya da kartların yeniden karılması gibi.
Bu kavramların tamamının cari olduğu bir dönemden geçiyoruz.
Bu yazının kaleme alındığı saatlerde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında stratejik boyutta bir savunma anlaşması imzalanıyor olacak. Türkiye adına bu tür bir anlaşmaya imza atılması İsrail kadar, İsrail adına içeride kaygı duyan bazı birçok ismi kaygılandıracak ama buna alışsalar iyi olur çünkü coğrafya büyük bir hercümerçin içine girmeye hazırlanırken eli kolu bağlı bekleyen bir ülke olamayız.
NASIL BAŞLADI
7 Ekim sonrası başlayan İsrail soykırımı bölgedeki tüm fay hatlarını harekete geçirdi. Bu tektonik hareketlenme Lübnan'ı, Suriye'yi, İran'ı ve tüm Körfez ülkelerini ve Türkiye'yi de tetikledi.
Bu esnada katil Esed soluğu Moskova'da alırken, Suriye yıllar sonra üniter bir devlet olma yolunda huzura doğru büyük bir adım attı, yıllanmış terör devleti projesi çöpe gitti, Irak ile Türkiye arasında muazzam ilişkiler geliştirildi.
Diğer taraftan İsrail saldırganlığı tüm Körfez ülkelerinde büyük bir paradigmal değişime yol açtı.
Düne kadar güvenliklerinin sağlanması karşılığında oldukça kabarık bir aidat ödeyen Körfez ülkeleri, İsrail ve onun çıkarları söz konusu olduğunda bu türden bir güvenlik garantisine sahip olmadıklarını acı birçok tecrübe ile öğrenmiş oldular.
ABD gibi hegemon bir devletin, İsrail'in dümen suyuna girip saldırdığı İran karşısında nasıl bir acziyet içine düştüklerini İran bombaları altında kalarak öğrendiler.
Hürmüz Boğazı'ndan bir damla petrol ve LNG sevkıyatı yapamadıkları gibi havalimanları ve gökdelenler ile inşa edilmiş şehirleri günlerce İran bombardımanı altında kaldığında ortada bir ABD de göremediler.
İşte şimdi bu şartlarda herkesin başının çaresine bakma zamanı gelmiş demekti ama özellikle Körfez ülkeleri açısından Washington D.C bu konuda ne derdi sorusunun cevabı oldukça önemliydi. Öyle ya, daha birkaç yıl evvel Trump açık açık 'Kral, Kral... Ben olmasam o koltukta birkaç hafta bile kalamazsın' diyerek diplomasinin tüm kurallarını ayaklar altına almıştı.
Sanırım bu kez şartlar çok farklı...
Başkan Trump ABD içindeki Siyonist baskıdan o denli bunaldı ki artık bu konu zerre saklanmadan ABD içinde tartışılır hale geldi. ABD Başkan Yardımcısı J.D Vance'den Tucker Carlson'ın açıklamalarına varana kadar sayısız olay İsrail'in ABD üzerindeki hegemonyasının artık sınırlandırılması gerektiği hususunda hemfikirler.

15