Küresel düzen şimdi mi çöktü

ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Maduro'yu eşi ile birlikte kaçırarak haydutça sözde mahkeme adı altında çadır tiyatrosunda yargılaması bir kez daha dünyaya pes dedirtti. Bu çağdaş eşkıyalık sonrası yapılan birçok yorumda II. Dünya Harbi'nden sonra ihdas edilen dünya nizamının artık çöktüğü yazılıp çizilmeye başlandı.
Açıkçası bu ABD'nin yaptığı ilk eşkıyalık değildi, son da olmayacak.
O zaman neden bu şekilde bir stampa kavrama herkes sarıldı anlamak elbette oldukça güç.
Siyaset bilimci Lindsey O'Rourke, Covert Regime Change (2018) adlı kitabında, yalnızca 1947 ila 1989 yılları arasında ABD'nin 70 rejim değişikliği operasyonu girişimini belgelemektedir.
Dilerseniz bugüne kadar ABD tarafından yapılan müdahaleleri bir hatırlayalım.
İran, Çin, Yunanistan, İtalya, Filipinler, Kore, İran, Vietnam, Guatemala, Lübnan, Panama, Haiti, Kongo, Küba, Laos, Ekvator, Brezilya, Endonezya, Dominik Cumhuriyeti, Gana, Guatemala, Kamboçya, Uman, Şili, Angola, Libya, El Salvador, Nikaragua, Granada, Honduras, Irak, Somali ve Venezuela.
Nasıl
Yazarken ben yoruldum, sanırım okurken de siz.
O zaman nasıl oluyor da bir nizamdan bahsedebiliyoruz. Fark şu ki artık küresel iletişimin boyutları o denli arttı ki yerkürede olan ve biten anında cebimize ulaşıyor.
Evet, tüm engellemelere rağmen.
Bu da olaylara karşı küresel bir refleks ortaya çıkartıyor ve oluşan nefret de o boyutta artıyor.
Küresel nizamın olduğu bir dünyada Gazze'deki soykırım nasıl yapılabilirdi
Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçlusu kabul edilen eli kanlı bir soykırımcı nasıl olur da Batılı tüm devletlerde rahatça toplantılara katılabilirdi Dönelim Venezuela'yaABD, Venezuela konusunda da ilk kez bir müdahalede bulunmadı ki...
ABD'nin Venezuela konusunda yaptıkları, beşer olduğumuz için unutuldu gitti. ABD, Nisan 2002'de Venezuela hükümetine karşı yapılan bir darbe girişiminden haberdardı ve bunu onayladı.
Aynı ABD, 2010'lu yıllarda hükümet karşıtı protestolarda aktif olarak yer alan sivil toplum gruplarını finanse etti. Venezuela hükümeti protestolara sert müdahale edince, ABD hemen bir dizi yaptırımı uygulamaya koydu.
2015 yılında Başkan Barack Obama, Venezuela'yı 'ABD'nin ulusal güvenliği ve dış politikası için alışılmadık ve olağanüstü bir tehdit'