Warning: session_start(): open(/var/lib/lsphp/session/lsphp74/sess_vg0kd6vk46go269dedohjahkk5, O_RDWR) failed: No space left on device (28) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8

Warning: session_start(): Failed to read session data: files (path: /var/lib/lsphp/session/lsphp74) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8
Yusuf Alabarda - Herkes diline sahip çıkmalı - 21.01.2026 : koseyazarioku.com

Herkes diline sahip çıkmalı

Suriye'de son bir hafta içinde yaşananlar SDG denilen toplama örgütün aslında kağıttan bir kaplan olduğunu hepimize gösterdi. Bu yazıyı kaleme aldığım ana kadar zikrettiğim husus çokça tekrar edildi, o yüzden aynı konularla sizlerin değerli vaktini almayacağım.
Neden bu kadar kolay dağıldılar
Esed döneminde kimlikleri inkar edilen Kürtler, Suriye coğrafyasının gerçeğidir ve Türkiye bu konuyu daha iç savaş başlamadan Esed'in masasına koyan ülkenin adıdır.
Sanırım Türkiye içindeki hiçbir aklı başında insan bu gerçeği inkar edemez.
Kabul etmemiz gereken bir diğer konu ise Suriye'de Esed'in zulmetmediği ya da Esed'in zulmünden nasibini almamış bir avuç azınlık dışında hiç kimse ya da grup yoktur ve bu yüzden Arap, Kürt, Türkmen topluca Esed'in dikta yönetimine başkaldırdı.
Suriye içinde gerçekleşen iç savaş sürecinde Aralık 2016 tarihinde Halepliler Halep'ten çıkartılırken, PKK merkezli silahlı gruplar Esed ile anlaşarak şehrin iki mahallesinde kalmayı sürdürdüler. Bununla da yetinmeyerek Menbiç, Tel Rifat gibi Fırat'ın Batı yakasında bulunan Arap şehirlerini de DEAŞ'tan kurtarma adına işgal ettiler.
Obama ve Biden yönetimi ise DEAŞ ile mücadele görüntüsü adı altında YPG'yi allayıp pullayıp sahaya Suriye Demokratik Güçleri (SDG) adıyla sürdüler ve Rakka, Deyr Zor, Tabka gibi kadim Arap topraklarını bu gruplara işgal ettirdiler. Zulüm ile abad olunmazBu coğrafyalarda SDG zulmü tam 10 seneden bu yana kesintisiz devam ediyor.
Bu esnada milletin 13 yaşındaki evlatlarını zorla silahlandırdılar, şehirde aykırı tüm sesleri susturdular, Suriye'nin tüm enerji kaynaklarına el koydular, Fırat Nehri üzerindeki tüm barajların vanasını ele geçirdiler, tarım alanlarına el koydular, sözde vergi adı altında yıllarca bölge halkını inim inlettiler.
Devrimin öncesinde ise bu kaynaklardan elde ettikleri tüm gelirleri Esed ile birlikte kullandılar, Esed enerjiye kavuştu, YPG ise paraya.
Ama durun, bu parayı Suriye halkının ihtiyaçlarına değil yerin altına tüneller kazmaya ayırdılar. Millet açlıktan kıvranırken bunlar bu tünellerden uzun yıllar sürecek bir direnişe hazırlandılar.
Ve Şam'daki eli kanlı diktatör bir gece, aşağılık bir katil olarak geride harap olmuş bir Suriye bırakarak Rusya'ya kaçtı. Esed'in kaçmasıyla beraber SDG dedikleri yapı birden devrimin sahibi olarak kendini konumlandırdı ve Suriye topraklarının üçte birini talep etti.