CHP Grup Toplantısı yapılıyor ve Özgür Özel kürsüde.
Gündeme dair ne diyecek diye merakla bekliyoruz lakin toplantının muhtevası adeta ortaya karışık yemek siparişini andırıyor. Özel yanında getirdiği Playstation, cep telefonu ve otomobil fiyatlarını gösterir pankartlar üzerinden hükümete yükleniyor lakin derinlikli tek bir değerlendirme yok.
Mesela otomobilden alınan vergileri eleştiriyor lakin trafiğe kayıtlı araç sayısının son 25 yılda 4,5 milyondan 35 milyona dayandığını, sadece elektrikli otomobil miktarının 500 bine ulaştığına dair tek kelam etmiyor.
Varsa yoksa bol keseden vaat, daha önce de yaptığı gibi.
Her neyse konumuz bu değil lakin Özel bunları anlattığı için mecburen değiniyorum.
Ve Özel saadete gelip konuyu mutlak butlana getiriyor ama o da ne
Meğer mutlak butlan kararının çıkmasından da Erdoğan mesulmüş
Delege iradesini sakatlayacak işleri kim yaptı, delege pazarı kurdunuz diye sizi kim suçladı, konuyu mahkemeye kimler taşıdı, kurultayda dağıtılmak üzere Uşak Belediyesi Eski Başkanı Özkan Yalım'dan bir milyon TL tutarındaki parayı kurultay için kullanılmak üzere 'Demirhan'a verin' talimatını kim verdi
Sorular uzar gider ama bunlara dair tek kelam etmeyip konuyu Erdoğan karşıtlığı üzerinden izah etmek büyük konfor doğrusu.
Butlan kararı bir darbeymiş ve CHP'nin darbeler konusundaki mücadelesi ortadaymış.
İnsan aklıyla alay eden bu açıklamaları yaptı, yapabildi ve salondaki grup konuyu zerre sorgulamadan avuçları patlarcasına alkışladı ve sloganı bastı 'Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek'.
Oysa sadece yakın tarihte 27 Nisan e-muhtırası verildiğinde CHP kadrosu ne açıklamalar yapmış arşive baksa, bu lafı demekten imtina ederdi ama salondaki coşku her söyleneni hazmettirecek düzeydeydi.
TSK, hükümete yönelik sert açıklamalar yapmadığı için 'Meğerse bizim ordumuz kağıttan kaplanmış' diyen Anayasa Profesörü unvanlı Süheyl Batum da 'darbelere karşı duran CHP söylemini' avuçları patlarcasına salonda alkışlayanlar arasındaydı.
Parti içi devam eden soruna dair neler dedi
"Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu düşmanı birbirinden ayırmakta..." diyerek parti içindeki saflaşmaya doğrudan gönderme yaptı. Bu esnada 'Hain Kemal' sesleri yeri göğü inletti.

11