Gizlenen kayıplar

ABD-İran çatışmasında evdeki hesapların çarşıya uymadığı kesin.

İsrail, ABD gibi hegemon bir gücü İran önlerinde rezil rüsva eyledi ama zerre pişmanlık da duymuyor.

Son derece pişkinler.

Yarın aynı pişkinliği Yunanistan ve Rum Yönetimini hırpalattıktan sonra da göstereceklerinden emin olabilirsiniz.

Washington yönetiminin başlangıçta hızlı, cerrahi hassasiyet içinde ve düzen getirici bir askerî harekat olarak planladığı savaş, zaman ilerledikçe hem ABD'nin hem de bölgesel müttefiklerinin lojistik ve insani açıdan yıprandığı bir bataklığa evrildi.

ABD kamuoyunun kafasındaki gerçek ve tek soru ise "Gerçekte ne kadar kayıp verdik"

Pentagon'un resmî açıklamaları ile Amerikan kamuoyuna sızan raporlar arasındaki derin uçurum, ABD basınının ve analistlerin ana gündem maddesi haline geldi. Resmî kanallar zayiat rakamlarını itidalli bir lisan ile servis etmeye çalışsa da Washington'daki bağımsız kaynaklar, gazete haberleri ve istihbarat analizleri bambaşka bir tablo çiziyor.

Körfez'deki askerî üslere, lojistik merkezlere ve lojistik ikmal gemilerine yönelik düzenlenen dron ve füze saldırılarında hayatını kaybeden ya da yaralanan Amerikan personelinin sayısı, açıklanan resmî rakamların çok üzerinde.

Sadece fiziksel can kayıpları değil; onlarca hava aracının hasar görmesi veya düşürülmesi, radar sistemlerinin devre dışı kalması ve bölgedeki müttefiklerin aldığı ağır askerî ve ekonomik yaralar, ABD'nin askerî gücünün üzerindeki yenilmezlik algısını ciddi şekilde erozyona uğrattı.

Peki, İran bu kadar ağır bombardıman ve teknolojik ambargoya rağmen Washington ve müttefiklerine karşı bu direnci nasıl sergileyebiliyor

İran yıllardır bilfiil bugüne hazırlanıyordu, bu bir hakikat lakin bir de işin başka bir boyutu var.

Sızan istihbarat raporları, Moskova'nın sahip olduğu gelişmiş uydu ve radar ağları üzerinden Tahran'a anlık, stratejik istihbarat akışı olduğunu gösteriyor. ABD savaş gemilerinin, bölgedeki konuşlanmaların ve ikmal hatlarının konumları İran'a neredeyse canlı olarak iletiliyor.

Pekin ise denklemin teknoloji ve sanayi bacağını oluşturuyor.

Çin'den gelen hassas güdüm kitleri, balistik füze teknolojileri ve mikroelektronik parçalar, İran'ın füze kapasitesini ve dron sürülerini Amerikan hava savunma sistemlerini dahi atlatabilecek kadar ölümcül kılıyor.