Fırsat bileti

Daha düne kadar Rusya'nın bir Baltık ülkesine saldıracağı üzerine senaryolar yazılıyor ve bunun üzerinden silah alımları, hazırlıklar ve açıklamalar ile jenerik senaryolar yapılıyordu. Şimdi de Almanya adeta bir umumi harbe hazırlık gibi tüm vatandaşlarını silah altına almayı tartışıyor.

Hemen yanı başımızdaki coğrafya kan ve gözyaşı ile doluyken kimse bu olan ve bitene bigane kalamaz ya da görmezden gelemez.

Cumhurbaşkanı Erdoğan hemen hemen her konuşmasında Ukrayna'nın işgali ile beraber dünyanın çivisinin de çıktığını anlatıyor.

Fırsat treni beklemez

Bir hocam yıllar evvel derste anlatmış ve aldığımız bir dersin, öğrendiğimiz bir lisanın, sahip olduğumuz bir uluslararası mahiyetteki sertifikanın aslında birer fırsat bileti olduğunu, o an işe yaramıyor gibi gözükse dahi fırsat treni önünüzde durduğunda işe yaradığını anlarsınız demişti.

Bunun ne kadar doğru bir tespit olduğuna yıllar içinde bazen sevinerek bazen de üzülerek hep şahit olmuşumdur.

Aslında devletler için de bu durum aynıdır.

Türkiye, ticaret rotaları üzerindeki rekabetin son derece keskinleştiği bir döneme yaklaşık 30 bin kilometrelik duble yollar, havalimanları, her ildeki organize sanayi bölgeleri, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim ve Osman Gazi köprü geçişleri ile girmişti.

Bugün kuzey rotasının Ukrayna savaşı nedeni ile kapanması Türkiye'yi elinde fırsat bileti ile beklerken karşıladı. Keza Türkiye, küresel ölçekteki salgına sağlık sistemindeki köklü değişikliklerden sonra yakalanmış ve büyük bir sorun ile karşılaşmadan bu mücadeleden başarı ile çıkmıştı.

Tüm Ortadoğu'nun terör örgütleri ve yapay kaoslar ile teslim alındığı bir döneme Türkiye terör ile mücadelesine büyük başarılar sağlayarak girmiş oldu. Bu konuda en önemli faktörler ise siyasi istikrar, siyasi irade, savunma sanayiinde alınan mesafeler ve 15 Temmuz ihaneti sonrasında bağırsakları temizlenen bürokrasi olmuştur.

Bu alanda istenilen başarılar gösterilemeyip vesayetin ağında bir ülke olarak kalsaydık, bugün Batı'nın dümen suyundan dahi çıkamayan bir ülke olarak yola revan olmak durumunda kalacaktık.

1990'lı yılların tüm hikayesi aslında bunun özetidir.

Bugün bir ateş çemberinin içinde huzur ile günümüze devam edebiliyorsak Kafkasya'dan Libya'ya varıncaya kadar Türkiye'ye ve bölgeye münhasır oluşturulmuş tüm tuzakları bozmamız sayesindedir.

İtalya Başbakanı Meloni ne istedi

Yukarıda çizdiğim tablonun ispatı İtalyan Başbakanı Meloni'nin Türkiye'den talepleri ile daha rahat anlaşılabilir. Meloni, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Libya üzerinden İtalya'ya yönelik oluşan düzensiz göç konusunda işbirliği talep etti.