İbn-i Haldun'un "Geçmiş geleceğe, suyun suya benzediğinden daha fazla benzer" tespiti, Ortadoğu coğrafyasının değişmeyen yazgısını anlamak için en berrak aynadır. Tarih, yöntemleri ve aktörleri değişse de sahnesi ve gayesi aynı kalan devasa bir tiyatro.
Bugün Gazze'de ve Filistin topraklarında tanık olduğumuz sistematik şiddet, soykırım, kuşatma ve bölgedeki kaos, bin yıl önce yaşanan Haçlı Seferleri'nin mantığıyla birebir aynı parametreler üzerine kuruludur.
Kudüs, bundan yaklaşık 1000 yıl ele geçirilirken de hiçbir zaman ilk hedef olarak alınarak düşmemiştir; önce etrafındaki halkalar katliamlar, mezhep çatışmaları ve iç ihanetlerle teker teker koparılmıştır.
Bugün coğrafyamızda Yemen'den Libya'ya, Irak'tan Suriye'ye varana kadar olduğu gibi.
Her şey dört yılda oldu bitti
Her şey 27 Kasım 1095'te Papa II. Urbanus'un çağrısıyla başladı. Doğu'nun zenginliklerini ve kutsal toprakları hedef alan bu dalga, 1 Ağustos 1096'da İstanbul'a ulaştı. Ardından Anadolu ve Şam coğrafyasını kapsayan zincirleme bir çöküş süreci tetiklendi:
* 19 Haziran 1097: İznik, Haçlıların eline geçti.
* 1 Temmuz 1097: Dorylaion (Eskişehir) Savaşı'nda I. Kılıç Arslan'ın çekilmek zorunda kalmasıyla Anadolu hattı kırıldı.
* 6 Şubat 1098: Ermeni Thoros'un Haçlılara içeriden yardım etmesiyle Urfa düştü ve tarihteki ilk Haçlı Kontluğu kuruldu.
* 3 Haziran 1098: Antakya Bey'i YağıSayan'ın komutasında bulunan muhtedi Firuz'un ihanetiyle Antakya Kalesi'nin kapıları içeriden açıldı ve şehir düştü.
* 28 Haziran 1098: Selçuklu Musul Valisi Kürboğa'nın ordusu iç çekişmeler ve koordinasyonsuzluk nedeniyle yenildi; bölgedeki direnci kıran kırılma gerçekleşti.
* 15 Temmuz 1099: Etrafı tamamen izole edilen, garnizonları dağıtılan Kudüs düştü; tarihin gördüğü en kanlı katliamlardan biriyle Kudüs Haçlı Krallığı kuruldu.
Tıpkı 1095-1099 arasındaki bu 4 yıllık yıkımda olduğu gibi, 20. yüzyılın başında da Osmanlı Devleti bölgeden çekilmeye zorlanırken önce çevre coğrafyalar parçalanmış, iç çekişmeler ve vaatlerle yalnızlaştırılan Filistin, bugünkü işgalin zeminini hazırlayan bir süreçle kaybedilmiştir.
Yeniden diriliş ve zafer (1144-1187)
Kudüs'ü kaybetmek 4 yıl sürdü; ancak onu ve kayıp coğrafyaları geri almak tam bir asırlık sabırlı bir siyasi ve askeri strateji gerektirdi. Rehavete kapılmayan İslam komutanları, önce parçalanmışlığı ortadan kaldırdı:
* 1144: Musul Atabeyi İmadeddin Zengi, Musul'u Haçlılardan temizleyerek ilk büyük karşı hamleyi başlattı.
* 28 Haziran 1149: Nurettin Zengi, bugün Afrin bölgesindeki İnap Kalesi önünde Haçlıları mağlup ederek Antakya'daki işgali sonlandırdı.
* 28 Ekim 1174: Şam'ı kontrol altına alan Selahaddin Eyyubi, Kudüs'e giden yolun anahtarını kavradı.
Selahaddin Eyyubi, Kudüs'e yürümeden önce 13 yıl boyunca büyük bir mücadele içinde hazırlıklar yaptı. Bu hazırlığın en kritik adımı

3