Çin neden rahat

Geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'e gerçekleştirdiği ziyaret, dünyada büyük yankı uyandırdı. Pek çok analist, Washington'ın masada ağırlığını koyacağını ve Pekin'e istediklerini dikte edeceğini öngörüyordu. Ancak beklenen olmadı.

Çin, ABD'nin taleplerine her alanda nazikçe evet demedi.

Peki ama neden Çin yönetimi bu diplomatik özgüveni, bu göze çarpan rahatlığı nereden buluyor

Bunun cevabı iki ülkenin ekonomik ve teknolojik karnesinde gizli.

JEOPOLİTİK PATİNAJ

Çin'in rahatlığının ilk sütunu, ABD'nin askeri ve diplomatik anlamda yaşadığı stratejik aşırı yayılma durumu. ABD, şu anda Ortadoğu'da, özellikle Hürmüz Boğazı gibi dünyanın en kritik enerji ve ticaret darboğazlarında ciddi bir sınamadan geçiyor. Hürmüz'de tıkanan, İran gibi bölgesel aktörleri kendi istediği çizgiye çekmekte zorlanan, Kızıldeniz'deki ticari gemilerin güvenliğini sağlamakta bile zorlanan bir ABD profili var karşımızda.

Çinli stratejistler masaya oturduklarında çok haklı olarak şu soruyu soruyorlar: "Kendi arka bahçesi saydığı Ortadoğu'da veya Hürmüz gibi kritik bir boğazda İran'ı dize getiremeyen bir Amerika, Pasifik'in ötesine on binlerce kilometre yol kat ederek Tayvan krizinde bize nasıl diz çöktürecek"

Çin, ABD'nin enerjisini, donanma gücünü ve diplomatik sermayesini Ortadoğu batağında tüketmesinden jeopolitik anlamda oldukça memnun ve bu durum Pekin'e muazzam bir hareket alanı sağlıyor.

RAKAMLARIN DİLİ

Ancak Çin'in asıl rahatlığı, masaya koyduğu ekonomik ve teknolojik verilerden kaynaklanıyor. Çin artık sadece dünyanın fabrikası değil, geleceğin enerji ve ulaşım altyapısında ABD'yi çoktan geride bırakmış bir teknoloji devi.

ELEKTRİKLİ ARAÇ (EV) HEGEMONYASI:

2025 yılı sonu verilerine göre Çin, tek bir yıl içinde 16,49 milyon elektrikli araç satışı gerçekleştirerek küresel pazarın %60'ını domine etti. Aynı dönemde ABD'deki elektrikli araç satışı sadece 1,5 milyon civarında kaldı.

TEMİZ ENERJİ YATIRIMLARI:

Atlas Public Policy verilerine göre 2019-2025 yılları arasında Çin, temiz enerji projelerine 500 milyar doların üzerinde rekor bir yatırım yaparken, ABD'nin yatırımları 236 milyar dolar