2026 tahkimat yılı

Geçtiğimiz günlerde TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, KAAN'ın 2026 yılı içinde iki prototipinin kol uçuşu yapacağını söyledi. Bu açıklama KAAN projesinin planlandığı gibi yoluna devam ettiğinin de teyididir.

Daha önce KAAN'ın prototipleri için tedarik edilen 10 civarındaki motordan dolayı prototiplerin uçurulmasında motor kaynaklı bir sorun zaten beklenmiyordu.

Bir uçağın tek başına uçması büyük bir başarıyken, iki farklı prototipin (P1 ve P2) havada yan yana, uyum içinde boy göstermesi, projenin mühendislik ve yazılım süreçlerinin olgunlaştığını da gösterir.

Peki, bu uçuşlarda bizi neler bekliyor

Hava Kuvvetlerimizin geleceğini şekillendirecek bu projeler; sistem entegrasyonu, yüksek hız testleri, aerodinamik yük ölçümleri ve aviyonik uyum gibi en kritik virajları dönecek. Havada gerçekleşecek bu testler, KAAN'ın seri üretim fazına geçişini hızlandıracak.

Keza bu kapsamda TUSAŞ'tan yapılan açıklamada 80 adet KAAN motoru için ABD'den ihraç lisansının alındığını duyuruldu. Bu açıklama mezkur motorların Türkiye'de alınan lisans izniyle üretilebilmesi anlamına geliyor.

80 adetten oluşan bu motorlar, KAAN uçağının seri üretime geçtikten sonra üretilecek kısmı için yeterli olacak ve TEI tarafından üretim aşaması devam eden TF 35.000 motoru için de zaman kazandıracak.

2026 yılı önemli bir yıl

Ancak 2026 yılı, sadece KAAN'ın gövde gösterisinden ibaret değil.

2026 tam anlamıyla bir "teslimat ve envanter" yılı olacak. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı'nın açıkladığı hedefler, ordumuzun hem havada, hem karada hem de denizlerde tam bağımsızlık madalyasını takacağını müjdeliyor.

Havacılıkta adeta bir devrim yaşanıyor.

İnsansız savaş uçağımız KIZILELMA'nın seri üretim ilk teslimatı bu yıl gerçekleştiriliyor.

Denizlerimizin yeni muhafızı, gemiden kalkış ve iniş yapabilen TB3 SİHA'lar envantere resmen giriyor.

Yapay zekayla donatılmış TB2T-AI'ler ve yerli eğitim uçağımız HÜRKUŞ da bu yıl ordumuza teslim edilecek stratejik güçler arasında.