15 Temmuz nasıl tekrarlamaz

Bugün 15 Temmuz.

Milletin iradesine sahip çıktığı destansı bir gecenin yıldönümü.

Bugüne kadar 15 Temmuz ve diğer darbeler ile alakalı sayısız yazı yazdım, yazdık.

Hepimiz şu konularda hem fikiriz:

Evet, 15 Temmuz bu ülkenin bürokrasisine çöreklenmiş bir grubun, millet iradesini ele geçirmeye çalıştığı kanlı bir darbe girişimiydi.

Evet, 15 Temmuz'da başarılı olsalardı bu ülkenin başına üç başlı bir yular geçirip, birini okyanusun ötesine, birini güneyde çok sevdiklerini beyan ettikleri işgal devletinin eline, bir diğerini de şu an mutlu mesut yaşadıkları Avrupa'nın eline tutuşturacaklardı. Evet, 15 Temmuz gecesi bir düğmeye basarak Gölbaşı Özel Harekat'ta görevli 44 kahraman vatan evladını şehit ettiler.

Evet, 300'e yakın vatan evladını tanklarla ezdiler, 3000'e yakın vatandaşımızı yaraladılar ve üzerine de utanmadan sıkılmadan mağduriyet söylemleri geliştirdiler, geliştirmeye devam ediyorlar.

Bu konuyu daha da uzatabilirim lakin benim derdim sadece bunlar değil.

Ne yaparız ve nasıl yaparız da 15 Temmuz ya da türevleri olan darbeler bir daha bu ülkede tekrar etmez

Şu sıralarda ekranlarda arz-ı endam eden bazı utanmaz ve arsız tekaütler ya da sözde siyasiler ve sözde gazeteciler 'askerin hükümeti ısrarla ikaz etmesine rağmen, hükümetin tedbir almadığını' sakız çiğnercesine her sene tekrarlıyorlar.

Peki o zaman AKŞAM Gazetesi'nin bu köşesinden soralım.

Madem sizler hükümeti FETÖ konusunda hep uyardınız ama hükümet sizi dinlemedi, o gece Özel Kuvvetler Komutanlığı Karargahı'nı basan darbeci Semih Terzi, daha öncesinde Genelkurmay Başkanı'nın Özel Kalem Müdürü nasıl olabildi

Hükümet mi Semih Terzi denilen darbeciyi Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in yanına atadı

Hafızam beni yanıltmıyorsa 2008 yılında FETÖ darbesinin en kritik ismi olan Semih Terzi'yi, Kara Kuvvetleri Karargahı'ndaki en önemli birim olan Özel Kalem Müdürlüğü'nde kim istihdam etti

Darbe gecesi FETÖ adına hareket eden Tuğgeneral Eyyüp Gürler'i, darbeden önce Kara Kuvvetleri karargahına tayin subayı olarak kim getirdi, yerleştirdi

Personel ve İstihbarat Başkanlıklarının altında görev yapan birçok kurmay albay ve tuğgenerali bu görevlere hükümet mi seçip yerleştirdi, siz mi isimleri belirleyip imzaya sundunuz

Yazının bu kısmını da uzatabilirim ama yerim dar.

Peki 'türevleri' cümlesinden kastım ne

27 Mayıs darbesinden 15 Temmuz sürecine kadar yapılan tüm Cumhuriyet dönemi kalkışmalarının tamamı alçak birer darbedir. Bunların motivasyonları ve örgü biçimleri farklı da olsa, hepsinin yegane hedefi vesayet oluşturmak ve elde ettiği bu vesayet kaynaklı gücü dışarıdaki bir başka güç merkezi ile paylaşmaktır.

O yüzden 27 Mayıs alçaklığına, 28 Şubat post modern darbesine tek kelam etmeyen düzenbazların 15 Temmuz üzerinden 'biz, size demiştik' söylemleri alçaklıktır, namussuzluktur, haysiyet yoksunluğudur.

Gelelim asıl konumuza.

Bundan sonra darbe olmaz dememiz için, içimizi rahatlatan kaç konu var Allah aşkına