Bir insan aile içinde yaşadığı sıkıntıyı anlatıyor; hemen "ikinci bir evlilik düşün" deniliyor. Bir taşınmazıyla ilgili mesele açılıyor "sat, paraya çevir ve harca" tavsiyesi geliyor. Tavsiye vermek kolaylaşıyor fakat onun neticesini yaşayacak olan yine karşıdaki insan oluyor.
Her meselede yeni bir alternatif göstermek, çözüm üretmek değildir. Bazen çözüm; elde bulunanı dağıtmak değil, onun kıymetini bilerek aksayan tarafını düzeltmektir. Aileyi, işi veya yıllarca emek verilerek alınmış bir mülkü gözden çıkarmadan önce meseleyi bütün yönleriyle anlamak gerekmez mi
Din büyükleri "dünyada en zor şey, karar vermektir. Bir 'evet' veya 'hayır' insanı kurtarabilir veya helake götürebilir" buyuruyorlar. Öyleyse bir kimsenin hayatını değiştirecek sözleri kolayca söylememeliyiz. Çünkü söylediğimiz söz unutulsa bile onun meydana getirdiği netice uzun yıllar devam edebilir.
Elbette bazen yeni bir yol seçmek, bir malı satmak veya mevcut düzeni değiştirmek gerekebilir. Fakat bu karar, meseleyi dinlemeden ve şartları araştırmadan verilmemelidir. Doğru nasihat; karşıdakini kendi istediğimiz yöne sürüklemek değil, onun hayrını gözeterek düşünmesine yardımcı olmaktır.
Olumlu yaklaşmak, sıkıntıyı görmezden gelmek değildir. Kırmadan konuşmak, tarafları birbirine yaklaştırmak ve mümkünse kaybı azaltacak bir çıkış yolu aramaktır. Büyüklerimizin, "yeter ki birbirinizi kırmayın, dökmeyin, birbirinizi sevin" ölçüsü, yalnız aile içinde değil, verdiğimiz her nasihatte bize rehber olmalıdır.
Birisi bize derdini anlattığında hemen hüküm vermek yerine önce dinleyelim: "Bunu nasıl bitiririz" demeden önce, "Bunu nasıl düzeltebiliriz" diye soralım. Çünkü gerçek çözüm, yeni bir yük göstermek değil; taşınan yükü hafifletmektir.
Hüseyin Demir-İstanbul
ŞİİR
Bugün ve tüm gün
Gelmediniz yağmurda,
Sen de...
Ama sağanaklar didemde
Boğulmaktayım kendi gölümde
Yokluklar hasretle gri semada
Kayboldum bilinmezin karanlığında
Siyahın tonlarının en karasında
Varlığı var etme zamanda
Aslında var mıydım
Bu zamanda

28