Hayat ne sonunu bekleyerek geçirilecek ne bazı şeyleri erteleyecek kadar uzun, ne de hayallerimize kavuşamayacağımızı düşündürecek kadar kısa bir zaman dilimi.
Sadece onu nasıl kullandığımıza bağlı. İster hoyratça ister çok dikkatli harcayalım, bize ayrılan ömürdeki kullanacağımız süre değişmeyecektir.
Herhangi bir imtihanda sonuç, zamanı nasıl kullandığımızdan çok, soruların ne kadarını doğru yaptığınızla alakalıdır. Hayat da tıpkı bir imtihan gibi bize verilen sürede hem dünyamız hem de ahiretimiz için yaptıklarımızdan ibarettir. Kaybettiğimiz zamanı geri alamayacağınız gibi ileride yaparım diye ertelediklerimize vaktimizin olacağını sanmak, sadece bir yanılgı aslında. Çünkü kabirdekilerin çoğunun, muhtemelen sonra yapacakları işlerinin listeleri vardı!..
Yeni nesil "hayat bir gün o da bugün" deseler de aslında büyüklerimizin söyledikleriyle benzer bir ifade olduğundan, bu gerçeğe teslim olmak zorundayız.
Hani derler ya; şu üç günlük dünya için üzülmeye değer mi Evet, dünya üç gün; dün, bugün ve yarın. Dün geçti, yarın gelecek mi O belli değil. O hâlde bugün bahşedilen zamanı ve hayatı aslında her günümüzü bize özel tahsis kabul edip, yapacaklarımızla onu kıymetli hâle getirebiliriz...
Zamanın geçmediğine inanılan iki yer var ki oradaki insanlar, kıymetini bilemediğimiz vakitlerimiz için bizlere ne kadar şanslı olduğumuzu hatırlatıyor. Bu yerler neresi mi!..
Bulunmayı hiç istemediğimiz; hastaneler ve hapishaneler...
Esaretin ya da beklenmedik şartların, zamanı bizim kontrolümüzden alıp çaresizce beklemeye mecbur bıraktığı yerler... Hasta iyileşip taburcu, mahkûm cezası bitip özgür olana kadar, zamanın paha biçilemez bir değeri olduğunu öğreten yegâne yerler...
Gelin şimdi, sonra yaparım diye hayatımızda önemli olan hiçbir şeyi tehir etmeyelim!..
Unutmayalım ki her gün bizim için çok özeldir ve çok kıymetlidir!..
Ender Kandeniz (Madenci)
ŞİİR
Her insan kuldur
Uzaktaki en yakın, çığlıktaki sessizlik
Yârenleri katledip meşru olmuş eşsizlik.
Mahlukun gücü ne ki, baştan sona acizlik.
Kula kibir yasaktır, emir en yüksek yerden.
Seven, sevdiği için, vazgeçmeli hep serden.
Az konuşup çok söyler, hikmeti bilen kişi.
Doymadan kalkabilmek, sofradan onun işi.
Rehberi olmayanın, şeytandır mutlak eşi,
Nur saçılır kullara, semalardan, göklerden
Akıbetin hayrolmaz, yazılmazsan erlerden.

19