Biz böyle nesiller miydik

"Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" diyen bir Hazreti Ali Efendimizin sözünden nerelere geldik. Biz böyle nesiller miydik Ne ara buralara geldik Çok değil bundan birkaç yıl öncesinde 'hocam eti senin kemiği benim' denilen nesilden bugün en ufacık bir sıkıntıda öğretmenin CİMER'e şikâyet edildiği bir nesle geldik. Bundan birkaç yıl önceydi. Yan sınıfımda sevdiğim bir öğretmen arkadaşımla konuşuyoruz. Demez mi:

-Hocam velimin biri CİMER'e şikâyette bulunmuş çok canım sıkıldı.

Hepimiz üzüldük ve sebebini merak ettik. Tabii sebebini duyunca daha da üzülmedik diyemem. Meğer öğrencimizin burnu akmış ve öğretmenimiz burnunu silmemiş peçete ikram etmiş. Durup düşünelim bakalım biz fazla mı müdahaleci oluyoruz, fazla mı çocuklarımızı özgür bırakıyoruz, kural koymadığımız için bu çocuklar dünyanın kendi etraflarında döndüğünü sanıyor.

Şimdi düşünüyorum da bu çocuklar doyumsuz oldukça her istedikleri oldukça gün geliyor bir istedikleri olmadığında maalesef öfke nöbetlerine giriyorlar. Bu defa kontrolden çıkıp bize gelecek vadeden öğretmenlerimize, arkadaşlarımıza zarar verebiliyorlar. Eğitim ailede başlar, eğitim evde başlar, ailelere burada çok görev düşüyor. Kontrolümüz hep çocuklarımızda olmalı arkadaş ortamlarında, gezdikleri yerlerde ve oynadıkları oyunlarda olmalıyız. Biz onlarla arkadaş değil aile olmalı, onlara örnek olmalıyız ki, bizim izimizden gitsinler hata yapmamaya özen gösteren bireyler olsunlar. Biz çocuklarımız ile arkadaş olmamalıyız, zaten çocuklarımızın çok arkadaşı olacak arkadaşın yeri ayrı ailenin yeri ayrıdır.

Mevkimiz makamımız her ne olursa olsun hepimiz birer eğitimciyiz, öğretmeniz aslında. Hepimiz ya öğretici ya da öğrenci konumundayız çünkü anneyiz, babayız, ablayız, abiyiz kardeşiz. Bu konuyu karşılıklı sevgi ve saygıyla niçin aşmayalım ki...

Tuğba Kaynak-Çocuk Gelişimi Uzmanı

ŞİİR

Bir pazar

Dün çıkmıştım şu pazara

Dostlarım geldi nazara

Geldim şöyle karşı sıra

Yaklaşmışlar hep mezara...

Siyah saçlar beyazlarda