Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (377)

Bernard Lazare'ın Yahûdi Aleyhdârlığı; Târihi ve Sebebleri isimli eserinin (Pâris, 1894) 383. sayfasında, Yahûdi "teşkîlâtlı tesânüdü" hakkında onun en ibretâmiz tesbîti mündericdir: "Mütesânid bir hey'et teşkîl eden Yahûdiler, bugünün bağları gevşemiş ve bölük börçük olmuş cem'iyetinde, kendilerine daha kolaylıkla yer açıyorlar. Etrâflarını saran milyonlarca Hıristiyan, birbirleriyle hodg̃âm çekişmeler içinde olacaklarına kendi aralarında yardımlaşsalar, Yahûdi nüfûzu derhâl ortadan kalkardı. Fakat onlar elbirliği etmiyorlar; etmedikleri için de, Yahûdi, gâyet tabiî olarak, Yahûdi aleyhdârlarının tâbiriyle, hükmedecek veyâ, dîğer tâbirle, âzamî derecede ictimâî avantajlara sâhib olacak ve Yahûdi aleyhdârlarının protesto edip de, varlığı sâdece Yahûdi burjuva sınıfına değil Hıristiyan burjuva sınıfına da bağlı olduğu için, bir türlü yıkamadıkları böyle bir üstünlük, bir hâkimiyet sağlıyacaktır."

***

Cremieux'nün kurduğu Alliance, Yahûdi tesânüdünü iyice arttırdı

"(Bu Fasl'ın 21. Hâşiyesi): 1860'da Cremieux tarafından têsîs edilen ve otuz binden fazla kayıdlı âzâsı bulunan Cihânşümûl Yahûdi İttifâkı (Alliance Israelite Universelle), Yahûdi tesânüdünü iyice arttırmıştır. İttifâk'ın gâyesi, mektebler açmak sûretiyle Şark Yahûdisini mânen ve zihnen kalkındırmak, ayrıca, onlara yapılan zul̃me mâni olup acılarını dindirmek, hattâ, onların, tam hürriyetlerine kavuşmalarına çalışmaktır. (L'Alliance Israelite universelle, fondee en 1360 par Cremieux et qui compte plus de trente mille adherents souscripteurs, n'a pu qu'accroître la solidaritejuive. Le but de l'Alliance est de liberer moralement et intellectuellement le Juif des pays orientaux en fondant des ecoles, en outre de pallier a leur oppression et de travailler même a leur emancipation totale.)

Teşkîlatlı tesânüd, Yahûdilerde bir "ictimâî insiyâk" hâline geldi

"Tesânüd şuûrunu kazandıktan ve îtiyâden onu muhâfazaya devâm ettikden sonra, hattâ Mûsevîliğe îmânlarını kaybetseler dahi, onu kaybedemezlerdi; zirâ bu, onlarda bir ictimâî insiyâk hâline gelmişti (c'etait devenu chez eux un instinct social) ve ictimâî insiyâklar da yavaş yavaş teşekkül edip ancak yavaş yavaş kaybolurlar. Şu husûsa da dikkat etmek l̃âzım: Her ne kadar milletler arasına onlarla müsâvî haklarla girdilerse de, ekalliyet olarak kalmıya devâm ettiler. Hâlbuki ekalliyetlerde teşkîlâtlılık rûhunun gelişmesi bir kânûndur ki bu kânûn da, varlığını muhâfaza kânûnuna ircâ edilebilir. Bir kitle karşısındaki her topluluk anlar ki şâyed topluluk olarak mevcûdiyetini idâme etmek istiyorsa, bütün kuvvetlerini birleştirmek mecbûriyetindedir; kendisini inhilâle uğratma tehlikesi arzeden hâricî tazyîk̆e mukâvemet edebilmek için, sımsıkı bir bütün teşkîl etmesi, tek kelimeyle, teşkîlâtlı bir ekalliyet olması l̃âzımdır. İşte Yahûdi ekalliyeti de, teşkîlâtlı bir ekalliyettir. (Apres en avoir acquis le sens, apres l'avoir conserve par l'habitude. ils n'ont pu le perdre même en perdant la foi, car c'etait devenu chez eux un instinct, social, et les instincts sociaux, lentement formes, sont lents a disparaître. Il faut aussi remarquer que, s'ils etaient entres dans les nations avec des droits egaux a ceux des nationaux, ils etaient cependant une minorite. Or, le developpement de l'associationnisme dans les minorites est une loi, une loi qui peut se ramener a celle de la conservation. Tout groupe, en presence d'une masse, comprend que, s'il veut subsister a l'etat de groupe, il doit unir toutes ses forces; pour resister a la presence exterieure, qui menace de le desagreger, il faut qu'il forme un tout compact, en un mot qu'il devienne une minorite organisee. La minorite juive est une minorite organisee.)

"Bu, reîsleri, teokratik prensleri, bir hük̃ûmeti ve kânûnları olması şeklinde değil, gâyet sağlam şekilde bir araya gelen ve birbirlerini destekliyen bir küçük topluluklar birliği şeklindedir. (Non pas qu'elle [la minorite juive] ait des chefs, des princes theocratiques, un gouvernement et des lois, mais parce qu'elle est une association de petits groupes, groupes fortement assembles, et se soutenant mutuellement.)

"Her Yahûdi, dilediğinde, dîndaşlarının bu yardımını hep yanı başında bulacaktır; yeter ki kendisi de Yahûdi Cemâatine sâdık olsun. Gâyet tabiîdir ki şâyed Cemâate karşı hasmâne tavır içinde olursa, aynısıyle mukâbele görecekdir. Yahûdi, havrayı terk ettiği zamân dahi, Yahûdi birliğine mensûb olmıya devâm eder. (Tout Juif trouvera, lorsqu'il la demandera, cette assistance de ses coreligionnaires, a condition qu'on le sente devoue a la collectivite juive, car, s'il parait hostile, il ne recueillera que l'hostilite. Le Juif, même lorsqu'il a quitte la synagogue, fait encore partie de la franc-maçonnerie juive, de la coterie juive, si l'on veut.)

Lazare'ın ulaştığı netîce: Hırıstiyan (veyâ Müslüman) cem'iyeti, yekvücûd olmuş Yahûdiliğin hâkimiyeti altında yaşamıya mahk̃ûmdur

"Mütesânid bir hey'et teşkîl eden Yahûdiler, bugünün bağları gevşemiş ve bölük börçük olmuş cem'iyetinde, kendilerine daha kolaylıkla yer açıyorlar. Etrâflarını saran milyonlarca Hıristiyan, birbirleriyle hodg̃âm çekişmeler içinde olacaklarına kendi aralarında yardımlaşsalar, Yahûdi nüfûzu derhâl̃ ortadan kalkardı. Fakat onlar elbirliği etmiyorlar; etmedikleri için de, Yahûdi, gâyet tabiî olarak, Yahûdi aleyhdârlarının tâbiriyle, hükmedecek veyâ, dîğer tâbirle, âzamî derecede ictimâî avantajlara sâhib olacak ve Yahûdi aleyhdârlarının protesto edip de, varlığı sâdece Yahûdi burjuva sınıfına değil Hıristiyan burjuva sınıfına da bağlı olduğu için, bir türlü yıkamadıkları böyle bir üstünlük, bir hâkimiyet sağlıyacaktır. (Constitues en un corps solidaire, les Juifs se font place plus facilement dans la societe actuelle, relâchee et desunie. Les millions de chretiens par lesquels ils sont entoures, pratiqueraient l'appui mutuel au lieu de la lutte egoıste, que l'influence du Juif serait immediatement aneantie, mais ils ne la pratiquent pas et le Juif doit, sinon dominer, c'est le terme des antisemites, avoir le maximum des avantages sociaux, et exercer cette sorte de suprematie contre laquelle proteste l'antisemitisme, sans pouvoir, pour cela l'abolir, car elle depend non seulement de la classe bourgeoise juive, mais aussi de la classe bourgeoise chretienne.)" (Bernard Lazare, L'Antisemitisme; son histoire et ses causes, Paris: Leon Chailley, 1894, pp. 371-384) (Yahûdilik-Masonluk Münâsebeti; Milat, 11-12.9.2024/53-54)