Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (376)

"Ama, bu günlük mücâdelede, yukarıda gördüğümüz gibi, zâten ferd olarak daha kâbiliyetli olan herbir Yahûdi, mümâsili şekilde cemâatdaşlarında da mevcûd bulunan kendi kâbiliyetlerini, mezîyetlerini, kuvvetini onlarınkilerle birleştirmekte ve bu sebeble de zarûrî olarak hedefe rakîblerinden evvel varmaktadır. Yahûdiler, paramparça ve birbirleriyle devâmlı mücâdele hâlindeki burjuvazinin içinde, onların aksine, birbirleriyle mütesânid bir cemâat teşkîl etmektedirler ki muvaffakıyetlerinin sırrı da işte budur! Bu tesânüd onlarda daha eski olduğu için daha da kuvvetlidir. Bu hak̆îkat çok kerre ink̃âr edilmek istenmişse de aslında ink̃ârı gayr-i kâbildir. Bu tesânüdün halkaları asırlar boyunca birbiriyle kaynaştı ve tatbîk̆i artık tabiî, gayr-i şuûrî bir hâl̃ aldı. (Mais dans cette quotidienne bataille, le Juif qui est deja individuellement mieux doue, comme nous l'avons vu, unit ses vertus semblables, accroît ses forces en les formant en faisceaux, et fatalement il doit arriver avant ses rivaux au but poursuivi. Au milieu de la bourgeoisie desunie, dont les membres sont en lutte perpetuelle, les Juifs sont des êtres solidaires, voici le secret de leur triomphe. Cette solidarite est chez eux d'autant plus forte, qu'elle est plus ancienne; on l'a niee souvent, et cependant elle est indeniable; les anneaux en ont ete soudes au cours des âges, depuis des siecles, et la pratique a fini par en devenir inconsciente.)

Yahûdi teşkilâtçılığı, iki bin senelik bir vetîreyle, nasıl tekevvün etti

"Şimdi bu tesânüdün nasıl teşekkül edip devâmlılık kazandığını görelim. (Il est bon de voir comment elle s'est formee et comment elle s'est perpetuee.)"

Metnin devâmında, Bernard Lazare, kâdîm devirden -Kadîm Yunan ve Roma'dan- başlıyarak bütün Orta-Çağ zarfında, teşkîlâtçılığınYahûdilerde nasıl âdetâ bir "ictimâî insiyâk" hâline geldiğine ve buna âmil olan ictimâî vasata dâir îzâhat veriyor. Bu meyânda, Tasit, Çiçeron, Ernest Renan gibi târihçilere de atıfta bulunuyor. Bütün o uzun asırlarda Yahûdi teşkîlâtı, esâs îtibâriyle havra merkezlidir ve havralar da, birbirleriyle, hudûdlar ötesi tesânüd hâlindedirler. Müellifin bu kısımdaki şu tesbîtleri hâssaten dikkate şâyândır:

Dünyâ çapındaki Yahûdi kudretinin sırrı: Teşkîlâtlı tesânüd...

Fransa Yahûdi Cemâati nâmına geniş bir ekip (Roger Berg, Chalom Chemouny, Franklin Didi, v.s.) tarafından hazırlanan ve 1971'de, Pâris'de Editions Migdal tarafından neşredilen Guide juif de France (Fransa Yahûdi Rehberi) kitabı incelendiğinde, Yahûdiliğin, her memlekette olduğu gibi bu memlekette de beşikden mezara kadar ve hayâtın her sâhasında, ayrıca bütün dünyâ Yahûdiliğiyle irtibât hâlinde teşkîlâtlanmış olduğu, kezâ hepsinin kalbinin Siyonist Devlet için çarptığı görülüyor... Kitabda, havralar, mahallî dernekler ve –merkezi Pâris'de bulunan- Fransa Yahûdi Dernekleri Federasyonu'nundan (Federation des Societes Juives de France; ki buna 102 dernek dâhildir) mâadâ 180 teşkîlât (târihçeleri, faâliyet sâhaları, adresleri, idârecileri) hakkında muhtasar mâl̃ûmât bulunuyor. Burada, aynı kitabda (ss. 92-93), başında (o zamân) Baron Guy de Rothschild'in (Pâris, 21.5.1909 – Ferrieres-en-Brie, 12.6.2007) bulunduğu Birleşik Yahûdi İctimâî Fonu'nun faâliyet sâhalarına ve mâlî yardımda bulunduğu teşekküllere dâir şema görülüyor...

Acabâ bizde bunlardan ibret alacak kadar ferâset var mı

***

"Bütün havralar, gâyet geniş federatif bir teşkîlât hâlinde birbirlerine bağlıydılar. Makedonya ve Helen yayılmasını tâk̆îben, bu federasyon da, şebekesini kadîm dünyâya yaydı. (Toutes les synagogues etaient reliees les unes aux autres, en une vaste association federative qui etendit son reseau sur le monde antique, a partir de l'expansion macedonienne et hellenique.) [...]

"Her Şehir Devletinde, Yahûdi, Cemâatinden müzâheret görüyor, muhâcir veyâ öncü olarak geldiğinde hemen kardeş gibi bağra basılıyor, imdâdına koşuluyor, destekleniyordu. (Dans chaque cite, le Juif etait aide par la communaute, il etait accueilli fraternellement lorsqu'il arrivait comme immigrant et colon, on le secourait et on le secondait.) [...]

"Oldukça kalabalık bir nüfûsa sâhib oldukları Roma'da, Şark Şehir Devletlerinde olduğu kadar müttehid ve birbirlerine ağlı idiler. (Ernest Renan, Deccâl isimli eserinde -s. 7, hâşiye 2-, Roma'da, Neron devrindeki Yahûdi nüfûsunu, 20 ilâ 30 bin olarak tahmîn eder.) Tasit de, Târih'inde -5. cild-, şöyle yazıyor: 'Onlar, birbirlerine sarsılmaz bir sadâkat ve pek kuvvetli bir merhamet hissiyle bağlıdırlar.' Müttehid olmaları sâyesinde, İskenderiye'de olduğu gibi, öylesine bir kudret kazanmışlardı ki fırkalar onların desteğini elde etmiye çalışıyor ve onlardan çekiniyordu. Çiçeron -Pro Flacco, XXVIII-: 'Şu Yahûdilerin ne kalabalık ve birlik içinde bir topluluk teşkîl ettiklerini, ne kadar becerikli olduklarını ve meclislerde ne büyük nüfûz icrâ ettiklerini bilirsin' der. (A Rome, ou leur nombre fut considerable (M. Renan evalue le nombre des Juifs romains, sous Neron, a 20 ou 30.000 -L'Antechrist, p. 7, note 2.-), les Juifs etaient aussi unis, aussi attaches que dans les cites d'Orient. 'Ils sont lies les uns aux autres par un attachement invincible, une commiseration tres active', dit Tacite (Histoire, v. 5). Grâce a cette union, ils avaient acquis, comme a Alexandrie, une puissance, a tel point que les partis s'appuyaient sur eux et les redoutaient. 'Tu sais, dit Ciceron (Pro Flacco, XXVIII), quelle est la multitude de ces Juifs, quelle est leur union, leur entente, leur savoir-faire et leur empire sur la foule des assemblees.')

[Orta-Çağ Avrupa'sı bir hercümerc hâli yaşarken,] "birbirlerine dâimâ destek olmaları sâyesinde, hâricî tahavüllâttan hiç mütessir olmadılar. (Ils durent a ce mutuel appui de ne point souffrir des changements exterieurs.) [...]

"Yahûdi Milletini Yahûdi mahallelerinin dört duvarı arasına sıkıştırmakla netîcelenen birbirine muvâzî hâricî ve dâhilî dâvâlar, onun teşkîlât rûhunu (son esprit d'association) daha da kuvvetlendirdiler. (Bu devrede) kendi içlerine kapanan Yahûdiler, kendilerini birleştiren bağların kuvvetini iyice arttırdılar ve aralarındaki müşterek hayât, kardeşlik arzû ve ihtiyâclarını kamçıladı; böylece kapalı Yahûdi mahalleleri, Yahûdi teşkîlâtçılığını geliştirdi. (Les proces paralleles, l'un exterieur, l'autre interieur, qui aboutirent a parquer Israel dans l'etroite enceinte de ses juiveries, renforcerent son esprit d'association. Retires du monde, les Juifs augmenterent la force des liens qui les unissaient, la vie commune accrut leur desir et leur besoin de fraternite: les ghettos developperent l'associationnisme juif.). [...]