Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (338)

1913 - 1918 senelerinin İzmir Belediye Reîsi Refik Evliyazade'nin (İzmir, 1872 – a.y., 10.3.1950, Kemeraltı C., Asrî Mez.) Hacer (Kapani) Hanım'la izdivâcındandünyâya gelen beş çocukla, Evliyazadeâilesi iyice dallanıp budaklanıyor... Çocuklardan ikisi kız, üçü erkekdir:

- Beria E. (İzmir, 1892 – a.y., 1959, Asrî Mez.);

- Nejat E. (1895 – 1955);

- Fatıma Bihin E. (İzmir, 1897 – a.y., 20.1.1970, Hocazade C., Asrî Mez.);

- Sedat E. (İzmir, 1898 – a.y., Haz. 1977, Asrî Mez.);

- Ahmet E. (İzmir, 1906 – a.y., 1986, Asrî Mez.).

Bu beş çocukla devâm eden sülâlenin dallarından bahsetmeden evvel, Refik Bey'in zevcesi Hacer Hanım'ın nesebine dikkat çekelim.

Hacer (Kapanizade / Kapani) Evliyazade

Refik Evliyazade, Hacer Hanım'la evlenmekle, kendi âilesinden çok daha geniş bir âileyle yakın akrabâ olmuş oluyordu...

Filhakîka, Hacer Hanım, beş çocuklu bir âileyemensûb olduğu gibi, kardeşi Tahir Kapani, sekiz çocukla âileyi fevkalâde genişletmiştir. SabataîCemâatininKapanî alt cemâatinemensûb olmakla iftihâr eden, bunu saklamıyalüzûmgörmiyen bir âile... Gazeteci Nazlı Ilıcak'ın dayısı Turhan Kapanlı ve birçok mümâsili gibi...

Refik Evliyazade'nin çocuklarının annesi olan Hacer Hanım'ın mensûb olduğu âile hakkında, çocuklarından sonra îzâhatta bulunacağız.

Beria Evliyazade / Selânikli Dr. Nâzım çifti

Refik Evliyazade'in ilk çocuğu, Beria Hanım'dı (İzmir, 1892 – a.y., 1959, Asrî Mez.). İzdivâcını, 1909'da, Dr. Mehmet Nâzım Bey'le yapmış (https://tr.wikipedia.org/wiki/Doktor_N%C3%A2z%C4%B1m; 14.3.2026), bu izdivâcdan tek çocuk dünyâya gelmişti: Sevinç Hanım... "İzmir Sûikasdi" iddiâsıyleîdâmsehpâsınagönderilen İttihâdcı lideri Dr. Nâzım Bey'in (Selânik, 1872 – Ankara, 26.8.1926) îdâmıyle genç yaşında dul kalan Beria Hanım, (tesbît edebildiğimiz kadarıyle) ikinci bir izdivâc yapmamış...

Bu vesîleyle, işbu araştırmamızın 6 Nisan 2026 târihli 281. tefrikasında, Lord Kinros'tan naklettiğimiz ibretâmîz pasajı, bir daha hatırlatalım:

["Tek Adam"ın değişmez HâriciyeVekîli, Sabataî Farmason Dr. Tevfik Rüştü Aras, eşi Makbule Hanım'ın -dolayısıyle kendisinin de- yeğeni Beria Evliyazade'yle evli ve yine kendisi gibi Sabataî Farmason olan,] "son zamanlarda, onunla [Mustafa Kemâl'le], 'dostlarını hapse atarak büyüyen küçük Napoleon' [Napolyon] ve 'Gazoz Paşa' diye açıkça alay eden Doktor Nâzım'ın kayınbiraderi ve eski hovardalık arkadaşıydı... ["Kayınbirâderi" değil, hanımı cihetiyle, eniştesiydi...] [Îdâmdan] bir-iki gün sonra, Gazi, öğle yemeğine Aras'ın evine gitti. Ailesinin uğradığı kayıptan dolayı üzüntülerini bildirdi ve Tevfik Rüştü'nün, dışarıda olduğu için izleyemediği duruşmanın nedenlerini kendisine anlattı. İş öyle bir yere gelip dayanmıştı ki Gruptan birinin ortadan kalkması gerekli olmuştu..." (Lord Kinross / Sander Nisan 2011: 504)

Pâris'de münteşir haftalık LePetitJournalIllustre (Musavver Küçük Gazete)mecmûasının 1 Ağustos 1926 târihli 1858. sayısında, müretteb"İzmir Sûikasdi" Dâvâsınetîcesindeîdâmedilenlerin -"Türkiye'de on beş meb'ûsîdâm edildi!" alt yazısıyle- muhayyel tasvîri... (Bu düzmece "sûikasd" dâvâsında, hemen karâr sonrası canına kıyılanlar, bu mecmûanınsehven yazdığı gibi on beş değil, on üçtür... Bir de, hepsi Meb'ûs değildi...) (Bu resmi, işbu çalışmamızın, 14 Temmuz 2015 târihli 85. tefrikasına da dercetmiştik; Dr. Nâzım vesîlesiyle onu bir def'a daha hatırlatıyoruz...)

Adâletle, hukûklaal̃âkasıolmıyan ve İzmir'de, Haziran-Temmuz 1926'da görülen "dâvâda", (Sabataî ve Farmason âzâlardan müteşekkil) Ankara İstik̆l̃âl̃ Mahkemesi tarafından, g̃ûyâsûikasd hazırladıkları iddiâsıyle (ki, bilfarz, içlerinde bu fikirde olanlar vardıysa bile, bu bir niyet olmaktan ileri gitmemiştir) on dört kişi hakkında îdâmcezâsına hükmedilmiş, bunlardan firârî olan iki kişiden biri (Kara Kemâl Bey), yakalanmak üzereyken intihâr etmiş (27 Ağustos 1926), dîğeri ise (Abdülkadir Bey), yakalanmış ve Ankara'daki göstermelik "muhâkeme" sonrasında asılmıştır (31 Ağustos 1926)... 13 Temmuz 1926 gecesi îdâm edilen on iki kişi şunlardır: ZiyâHurşidBey, L̃azİsmâil, Gürcü Yûsuf, Çopur Hilmî, Ahmed Şükrü Bey, Miralay Ârif Bey ("Ayıcı Ârif"), İsmâilCanbulat Bey, Sarı Efe Edîb Bey, Âbidîn Bey, Hâlis Turgut Bey, Rüşdü Paşa, Hâfız Mehmed Bey, Miralay Râsim Bey...

(https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0zmir_Suikast%C4%B1; 22.5.2026)

İzmir'deki dâvânındevâmı, Ağustos 1926'da, Ankara'da cereyan etmiş, netîcede, Hilmî ve NâilBeyler'leberâber Mehmed Câvid ve Dr. Nâzım Beyler, 26 Ağustos 1926 gecesi, Ankara'da îdâm edilmişler, böylece bu mürettebdâvâylehayâttan koparılanların sayısı, on sekize yükselmiştir...

Bu muhayyel sûikasdin (15 kişinininîdâmına hükmedilen) İzmir'deki göstermelik dâvâsında, Kâzım Karabekir ve Terak̆k̆îperverCumhûriyetFırkası'ndakisâirarkadaşlarıyle(Cafer Tayyar Paşa, Refet Paşa ve -2. Grup'a mensûb- Mersinli Cemal Paşa) berâber "muhâkeme" edilen –Mustafa Kemâl'in "sınıf arkadaşı" ve âile dostu- Orgeneral Ali Fuat Cebesoy, şu tesbîtte bulunuyor:

"Gazi, lehimizde bizzat İstiklâl Mahkemesi üzerinde tesir yapmamış olsaydı, mahkemenin diğerleri hakkındaki bazı keyfî hükümlerine biz de mâruz kalacaktık..." (Ali Fuat Cebesoy, Siyasî Hatıralar, cild I ve II, İstanbul: Temel Yl., 2011, s. 625) (Mustafa Kemâl'in Hastalığı, Ölümü, Cenâzesi; 7.8.2019/317)

Kemalist Totaliter Rejimin ne menem şey olduğunu anlamak için üzerinde teemmül edilecek bir vak'a da budur!

***

Binâenaleyh, Lord Kinross'untesbîtine nazaran, [müretteb "İzmir SûikasdiDâvâsı"nıtâk̆îben,] İttihâdcıların lider takımından (sâbıkMaârif-i Umûmiye Nâzırı) Dr. Nâzım'ın da, (sâbık Mâliye Nâzırı) Mehmed Câvid'in de îdâmları, rak̆îb olabilecek kimselerin tasfiyesinden ibâretti... Kendisini "İlâh" îlân eden ve kendisine taptıran (ki bu husûsu evvelki kısımlarda birçok vesîkayleisbât ettik) "Tek Adam"ın Dr. Nâzım'ı îdâm ettirmesi için, "dostlarını hapse atarak büyüyen küçük Napolyon ve Gazoz Paşa diye onunla açıkça alay etmesi" dahi k̃âfî bir sebebdi... (Varsın, Cemâatdaş olsunlar!) Bunun için de maşası, Engizisyon Mahkemesi gibi çalışan, kendisinin bir tedhîş âletinden başka bir şey olmıyanİstik̆l̃âl̃ Mahkemesi'ydi... (Bu tesbîtimizin ilk def'aisbâtı, 2014'te neşredilen Milletimize Revâ Görülen Kültür Jenosidi isimli kitabımızın -Ankara: HitabeviYl., 618 s.- Kemalist "Kıyâfetİnk̆ilâbı" bahsindedir -ss. 341/468-. Müteâk̆iben, Mustafa Kemâl'in Hastalığı, Ölümü, Cenâzesiünvânlı vâsi araştırmamızda, bu tesbîtimizi yeni vesîkalarla bir kerre daha isbât ettik...)