Kadınlarımız

Toplumsal yaşamda erkeklerden ayrılmaz yerleri yüreklere ve bilinçlere işlemedikçe insanlık yönünden eşitliklerini, değerlerini savunmak sözde kalmaktadır. Günümüzde tepkilere neden olan kadınlara yönelik şiddet olayları, öldürmelerle sürmektedir. Devletin koruma etkinliği yetersiz kaldığından saldırıların önü alınamamaktadır. Şiirde, şarkıda, ro-manda, filmlerde sürekli anılan, dinsel söylemlerde kutsallığı vurgulanan ATATÜRK'ümüzün güzel sözleriyle ölçülemez değeri yinelenen kadınlarımız, toplumu tümleyen varlıklarıyla annemiz, eşimiz, kardeşimiz, kızımız olarak en seçkin parçamızdır.

Ancak

Nedense kadınlarımızı daha çok bedenleriyle değerlendiriyorlar. Beyinlerini, yaratma ve çalışma yeteneklerini, güçlerini gözardı ediyorlar. Giysileri, takılan, çantaları, ayakkabılarıyla ilgilenildiği ölçüde bilgileri, çalışkanlıkları, kazandırdıklarıyla ilgilenilmiyor. Defileler, katıldıkları toplantılardaki tutumlarıyla anlatılıyorlar. Gündemde tutulanlar bilim ve iş kadınları, sanatçı kadınlar değil, daha çok ses sanatçıları ile sinema ve sahne sanatçıları. Öğretim üyeleri, şirket yöneticileri, yazar, ressam ve heykeltıraş kadınlarımız arkada kalıyor. Memur, asker, işçi, işveren, hekim, hukukçu kadınlarımız unutuluyor. Cumhuriyet'in başarılı kadınları, hepimizin göğsünü kabartan değerlerimizdir.

Medyanın yer verdikleri de siyaset ve ticaret dünyasının kimi ileri gelenleriyle sınırlı. Çoğu da yakınları ve değişik ilişkileri olanlar, varlıklılar, tanıdıklar. İyi niteliklilere, çalışkanlara, yansızlara pek yer verilmiyor. Bilim kuruluşlarımızda yararlı hizmetleri izlenen kadınlarımız, sanat alanında başarılarıyla öne çıkanlar, sporda ödüller getirenler bizim ulusal değerlerimizdir.Kadınlara saygı, her yönden eşit yurttaşlık yaklaşımı, topluma yaraşırlığının en anlamlı, en sağlıklı göstergesidir.