23 Nisan

23 Nisan'da Atatürk'ün öğretmenlere ve bilim insanlarına yaptığı saygı gösterileri anlatılıyor, ama bugün kurumlarımızda o tevazu ve erdem kültürü ne kadar canlı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşundan itibaren Atatürk'ün gösterdiği mütevazı tutum ve kurumsal erdemle ilgili anekdotları derliyor; temel iddia, lider ve toplumun sahip olması gereken ahlaki değerler ve tevazunun tarihi birliğidir. Bu iddiayı öne sürmesinin nedeni, 23 Nisan'ın gerçek anlamının çoğu zaman unutulduğu düşüncesidir. Yazının kalbindeki argüman ise, demokrasinin ve bağımsızlığın kurumlaşmasında bireysel erdemin ve hiyerarşi dışı düşüncenin ne kadar değerli olduğunun gösterilmesidir. Ancak nostalji ve idealizasyon arasındaki ince çizgi, bu tür tarih anlatımlarında gerçekten yeterli midir?

Sevinin çocuklar... Övünün büyükler... Çok büyük bayram... Kutlu olsun.
23 Nisan 1920... Türkiye nüfusunun yüzde 84'ü kırsalda.
Milletvekilleri... Çiftçi, öğretmen, asker, din adamı, aşiret reisi, serbest meslek mensubu, kamu görevlisi...
Milletvekillerinin oturduğu tahta sıralar... Ankara Öğretmen Okulu'ndan.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin aydınlatılması için gerekli olan gaz lambaları... Kahvehanelerden.

Başkanlık kürsüsü... Para istemeyen bir marangozdan.
Milletvekili sayısı... Oturulacak sıra sayısından fazla.
Erken gelen oturuyor... Diğerleri ayakta.
En yaşlı üye... Sinop Milletvekili Şerif Bey, başkanlık kürsüsünde:
"Ulusumuzun iç ve dış tam bağımsızlık içinde, yazgısının sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenip, kendisini yönetmeye başladığını bütün cihana duyurarak Büyük Millet Meclisi'ni açıyorum."
Bugün 23 Nisan.
Büyük bayramı kutlarken, büyük Mustafa Kemal Atatürk başta, ülkenin bağımsızlığı için mücadele eden aziz şehitlerimizi, gazilerimizi şükranla, rahmetle anıyoruz.

***

ÖĞRETMENE SAYGI

Atatürk, yurt gezisinde... Yolda bir köy okulu görüyor... Tek sınıflı.
Duruyor... Ve sınıfa giriyor:

Öğretmen, Atatürk'ü görünce kürsüden kalkıyor... "Buyurun Efendim" diyor... Kürsüyü Atatürk'e bırakmak istiyor.
Atatürk... Öğretmeni durduruyor:
"Yerinizde oturunuz... Dersinize devam ediniz... Eğer izin verirseniz biz de sizden yararlanmak isteriz... Sınıfa girdiği zaman Cumhurbaşkanı bile öğretmenden sonra gelir."

***

BİR TEVAZU ABİDESİ

İstanbul Üniversitesi... Mütevazı bir salon... Tahta iskemleler... Ve ortada büyük, gösterişli bir koltuk.
Atatürk... Üniversiteyi ziyaret ediyor.
Profesörlerle birlikte salona giriyor.
Ve muhteşem koltuğa buyur ediliyor.
Cumhurbaşkanı Atatürk, koltuğa bakıyor ve profesörlere dönüyor:
"Sizlerden öğreneceğimiz çok şeyler olduğuna göre bu koltuk sadece sizlere aittir."
Koltuğa, en kıdemli profesör oturuyor... Atatürk, tahta iskemlede.

***

PALTOLU MECLİS!

Meclis... Bir bahar gününde açıldı... Ardından yaz geldi... Ve sonbahar... Hava soğudu.
1 Kasım 1920... Bolu Milletvekili Fuat Bey, Meclis Başkanlığı'na bir önerge veriyor:
Şiddetli soğuk Meclis'teki görüşmeleri imkânsız hale getirmiştir.
Bu durum milletvekillerinin sağlığını olumsuz olarak etkilemektedir.
Genel kurul salonuna soba kurulana kadar, Meclis çalışmalarının ertelenmesini arz ve teklif ederim.
Meclis'te palto ile oturan milletvekillerinden "Hayır" sesleri yükseliyor.
Başkan, önergeyi oylamaya sunuyor.
Milletvekilleri, tir tir titremelerine rağmen ret oyu kullanıyorlar.
Ve Meclis soğukta çalışmaya devam ediyor.

***

İSTİFA NEDENİ

Kurtuluş Savaşı devam ediyor... Meclis açık.
Ama... Milletvekilliğinden istifa edenler de var... Bir örnek... Adana Milletvekili İbrahim Bey.
İstifa gerekçesi:
- Cepheye gidip düşmanla savaşacağım için Meclis'e devam edemeyeceğim.

***

GAZİ MECLİS

Birinci Meclis... Koridorda 3 büyük küp var... Su dolu.
Küplerin yanında da birer bakır tas... Kalaylı.

Milletvekillerinin su içmeleri için.
Meclis çalışması bitince... Evli milletvekilleri evlerine gidiyor... Eşekle... Beygirle... At arabasıyla.
Bekâr milletvekilleri ise... Muallim Mektebi'nde yatıyorlar... Yer yataklarında.
O günkü şartların zorluğunu düşünün.
Hani... "Gazi Meclis" diyoruz ya... İşte o ilk Meclis.

***

TARİHİ KONUŞMA

Bayram... 23 Nisan 1927... Atatürk konuşuyor... 23 Nisan'ı çocuklara armağan ettiği tarihi konuşma: