Taliban ne yapıyor Dün yasakladığını bugün yeniden mi yasaklıyor

Geçtiğimiz hafta içinde hem konvansiyonel hem sosyal medyada Afganistan'da Taliban'ın yeni marifetleriyle ilgili epey bir rutin haber patlatmalarına şahit olduk. İçeriğe ve haberlerin yapılış tarzına bakıldığında ortaya çıkan görüntü tam bir "patlatma" gibi. Aynı türden haberleri defalarca gördük çünkü: "Taliban yönetimi kız çocuklarına eğitimi yasaklıyor!" haberinde yeni olan hiçbir şey yoktu mesela. Defalarca yapılmış bir haber. Mesela daha önce yapılanlara nazaran yeni bir şey söylemiyor, hatta belki daha önce yapılmış olanları da yalanlamış oluyor.

Öyle değil mi Daha önce Taliban'ın kız çocuklarının eğitim almasını yasakladığına dair bir sürü haber okumuştuk. O haberler henüz olmamış bir şeyi mi bildiriyordu yoksa O zamanlar meğer yasaklanmamış da şimdi mi yasaklanmış oluyor

İşin aslını Afganistan'a giderek bizzat yerinde görerek ve yetkililerle konuşarak o zaman öğrenmeye çalışmıştık. Kız çocuklarının eğitiminin yasaklanıyor değil, sadece düzenleniyor olduğuna dair bilgiyi edinmiş ve paylaşmıştık.

Şimdiki haber, tek kalemli bir haber değil tabii, biraz daha kapsamlı bir Taliban çılgınlığına dair bir haber. Sadece başlıklarla bile dikkatlerini Avrupa'ya ayarlamış herkesi hoplatmaya yeter de artar bile: "Afganistan'da Taliban yönetimi, uygulayacağı yeni ceza kanunu ile köleliği geri getirirken, kız çocuklarına eğitimi yasaklıyor. Ülke sınıflara bölünürken, sınıfa göre cezalar uygulanacak."

Ne yalan söyleyeyim, bizzat gidip yerinde görmüş, Afganistan ve Taliban söz konusu olduğunda hiçbir habercilik ölçüsünü takip etmeyi aklına bile getirmeyen medyanın fantastik motivasyonlarının farkında biri olarak ben bile "nasıl yani" deyiverdim.

"KÖLELİĞİ GETİRMEK!", "ülkeyi sınıflara bölmek!", "sınıfa göre ceza uygulamak!"

Hadi kız çocuklarına eğitim meselesinin yine Taliban hakkında alışıldık bir medya zikri olduğunu ilk bakışta hemen anladım ama bu diğerleri nerden çıktı

Birçok internet sayfasında hatta televizyon haberlerinde Taliban'ın ülkede dans etmeyi de dans edenleri izlemeyi de yasakladığı, "ahlaksızlık yerlerinin" yıkılması için de hüküm koyduğu yazıyordu. Yetmiyor gibi sanki yeni bir ceza yasası şiddetin de şekillerini belirlemiş mesela "kemik kırığına veya derinin yırtılmasına neden olmama şartıyla şiddet serbest" bırakılmış, buna karşılık "çocuk istismarı ve çocuğa karşı şiddet de cezasız" kalmış.

"AFGANİSTAN'I ÖVE ÖVE BİTİREMEMEK!"

Bu haberleri sosyal medyada paylaşanlar, bir de iki defa Afganistan'a gidip orada gördüklerimizi birinci elden aktardık diye açıklamaya davet etmez mi Davet ne kelime, hesap soruyorlar. Duyumlarımızla yetinmeyelim, gidip yerinde görelim, gördüklerimizi de olduğu gibi aktaralım dediğimiz için, oraya hiç gitmeden önlerine konulan propaganda aşlarını hiç sorgulamadan iştahla yiyenler bizi "Afganistan'ı öve öve bitirememekle" suçluyor.

AFGANİSTAN'DA BİZZAT GÖRÜP AKTARDIĞIMIZ

Neyse geçelim bunu, Afganistan'la ilgili birinci elden görüp söylediğimiz şey işgalciler çekip gittikten sonra ülkede bir rövanş mantığıyla yeni bir intikamcı şiddetin hiç olmayışı, bütün ülkede genel bir af ilan edilmiş olduğu ve bunun 5 yıldır büyük bir başarıyla uygulanmış olduğudur.

Görüp söylediğimiz şey uyuşturucu üretimi ve ticaretinin neredeyse sıfırlanmış olduğudur.

Bizzat gördüğümüz şey, 70 yıllık tarihinde ilk defa ülkenin her tarafında huzur ve güvenliğin sağlanmış olduğudur.

Yine görüp söylediğimiz şey ülkede 50 yıldır ilk defa ekonomik bir canlanmanın yaşandığıdır.

Ayrıca kız çocuklarının okutulmasıyla ilgili duyumların aksine 6. sınıfa kadar kızların okuduğu, halen 6. sınıftan sonra medrese ve ilahiyat fakültesi düzeyinde isteyen bütün kızların sonuna kadar okuyabildiği, diğer meslekler ve üniversite eğitimi için ise altyapı hazırlıklarının yapılmakta olduğudur. Bunlar bir övgü değil, en asgari bir gazeteci veya araştırmacı dürüstlüğünün görüp aktarması gereken gerçekler. Bu kadarlık bir dürüstlüğü Afganistan'a çok görenler belli ki 100 veya 50 yıldır ülkeyi işgal etmiş olanların gözü ve kalbiyle bakmaktan yana hiçbir rahatsızlık duymuyorlar. Tabii bunun da farkındalarsa.

HABERİN KAYNAĞI: SOROS FONLU RAWADARİ

Gelelim söz konusu habere. Peşine düştüm tabii. Elbette sadece olayın mahiyetini anlamak için, yoksa aklamak için değil, olamaz. Haberin kaynağının Rawadari diye Soros tarafından fonlanan bir Afgan İsmaili Şiisi muhalif sayfada yayınlanan "Taliban tarafından yayınlanan Mahkemeler için Ceza Usülleri Yönergesi üzerine basın açıklaması"na dayanıyor. Ama herkesin haber kaynağı bu açıklama olduğu halde çok azı bu açıklamaya yer vermiş.

Hem bu açıklamayı hem de Taliban'ın İslam Emirliği Emiri Heybetullah Ahundzade imzasıyla yayınlamış olduğu Mahkemeler İçin Ceza Usulleri Yönergesini indirip her ikisini baştan sona okudum.

Öncelikle belirteyim ki ne Taliban'ın metninde ne de bu metni eleştirmek üzere hazırlanmış olan Rawadari kuruluşunun basın açıklamasında kız çocuklarının okutulması veya okutulmamasına dair hiçbir değini yok. Yani Taliban'a şiddetle muhalif olan Rawadari kuruluşunun metninde olmayan bu ve bunun gibi birçok konu Türkiye'de bahsedilirken parça tesirini artırmak üzere haber metinlerine eklenmiş. Kısaca kız çocuklarının okutulması ile ilgili en son kaldığımız yerdeyiz, hatta bu konuda yapılmakta olan hazırlıklarda epey ilerleme bile kaydedilmiş.