Bazı ulusalcı Kürt çevrelerinin iddialarının veya aslında beklentilerinin aksine Halep'te SDG unsurlarının temizlenmesi için Suriye ordusunun düzenlediği operasyonlar tamamen örgüt unsurlarına yönelik olmuş, onlara karşı bile olabildiğince insancıl çerçevede gerçekleşmiştir.
Operasyonların bu kadar hızlı bir biçimde bu kadar kesin sonuç vermesi Şara komutasındaki Suriye güçlerinin bu işte ne kadar ustalaşmış olduğunu gösteriyor. Ama daha önemlisi şimdiye kadar Suriye sahasında alışık olduğumuz operasyonların hepsinden çok daha insani çerçevede kalabildiğini ve savaşçı ile sivili ayırt etme konusunda sergilenen olağanüstü hassasiyetle birlikte yine olağanüstü bir askeri başarıyı bir arada sergileyebilmesi.
SURİYE HÜKÜMETİNİN ÖRNEK OPERASYONLARI
Baas rejimi, Rusya, DAEŞ, İran veya ABD güçlerinin de Suriye'de muhtelif zamanlarda muhtelif yerlerde yaptıkları sayısız operasyonun hiç kaçınılmaz gibi görünen görüntüleri arkalarında bıraktıkları yıkık şehirler, evler, sivil katliamları ve hemen ardından başlayan sığınmacı göç dalgaları. İlk defa Türkiye'nin Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı operasyonları sivil ile terörist ayırımını tam bir kuyumcu titizliğiyle yaparak hiçbir sivile zarar vermeden DAEŞ ile savaşıp militanlarının işgal ettiği toprakları temizledi. Terörle mücadele adına yapılan operasyonların etkisiz hale getirdiği sözümona teröristle birlikte yüz katı sivili de arada süpürmesi esasen "terörle mücadele" konseptinin ne kadar sahtekarca bir bahane olduğunu gösteriyor. Bu sahtekarlığın aynısını İsrail, Filistinlilere karşı sürekli uyguluyor.
Suriye hükümet güçlerinin Eşrefiye ve Şeyh Maksut'u SDG'den temizledikten sonra bu mahallelerin sakinlerinin göç etmek yerine evlerine hemen döndüğü, hatta çok daha önce göç etmek zorunda kalmış sakinlerinin de şehir SDG militanlarından tahliye edildikten sonra evlerine güvenle dönmeleri üzerinde durmak lazım.
SAVAŞIN DA BİR HUKUKU VAR VE SURİYE HÜKÜMETİ BUNU EN GÜZEL ŞEKİLDE GÖSTERİYOR
Doğrusu operasyonlar esnasında bilhassa silahlarını bırakıp tahliye edilen SDG militanlarına Suriye hükümet yetkililerinin davranışı da bir insanlık dersi olarak zihinlere kazınmalı. Bu görüntüler SDG ve ona sözümona Kürtleri veya Kürtlerin haklarını temsil ediyor diye destek çıkan herkesi utandırması gereken görüntüler. Silahı bırakmış olan SDG militanlarına yönelik ile en ufak bir nefret söylemi yok.
Dava Kürtlere karşı bir dava değil, Suriye'nin bütün Suriyelilere ait olduğu ve hep birlikte Suriye'nin inşasına katkıda bulunmaya bir davet. Ama tabii ki asla kimsenin sahip olamayacağı ve neticesinde sadece İsrail'e çalışacak bir imtiyaz hiç kimseye verilmeyecek. Eşitlikten fazlasını kimsenin istemeye hakkı yok. Bir insana veya bir gruba eşitlikten fazlasını vermiyor diye haksızlık yapılmış olmaz. Bugün SDG'nin Suriye halkının tamamına ait olan bölgelerde, hak ettiğinden fazla talep ettiği imtiyazları tanımak Suriye halkının tamamına bir zulüm olur ve daha önemlisi ona bu imtiyazları eski rejim döneminde fiili bir durum oluşturarak tanımış olan yabancı güçlerin işgalci mevcudiyetini tanımak olur.
AHMED ŞARA'NIN KUCAKLAYICI MESAJLARI
Bütün bunlara karşılık Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın verdiği mesajlar çok açık, adil ve kuşatıcı, kucaklayıcı. Suriye Baas rejimine karşı 14 yıllık bir savaş tecrübesine sahip ama hiçbir zaman Kürtlerin olmadığı, Kürtlere ayırım yapılan bir Suriye düşüncesi olmamış. Tam aksine geçtiğimiz günlerde Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) merkezli yayın yapan Arapça haber kanalı Şems TV'ye verdiği (ve kanalın yayımlamadığı) mülakatta Kürtlerin Suriye toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledikten sonra Suriye'nin Kürtleri de kapsayan çoğulcu yapısına dair son makul bir çerçeve çizdi. Bu çerçeveye itiraz eden insaflı, adil bir Kürt olamaz.
Şöyle diyor Şara: "Kürt halkı, Suriye'nin toplumsal yapısıyla zaten doğal biçimde entegre olmuş durumdadır. Bugün Şam merkezinde Kürt nüfusun yaşadığı mahalleler var; Kürtler Suriye toplumu ile iç içe yaşamakta ve üniversitelerde eğitim görmektedir. Halihazırda Suriye hükümeti içerisinde de Kürt isimler yer almaktadır. Nitekim en önemli bakanlıklardan biri olan Eğitim Bakanlığı görevini Kürt bir bakan yürütmektedir. Kürt halkının ve haklarının korunması, Suriye'deki yeni dönemin doğru değerlendirilmesi, Kürt halkının Suriye devletiyle tam entegrasyonun sağlanması ve Kürtlerin sürece etkin biçimde katılım gösterilmesi büyük önem taşımaktadır.
Biz, Kürt halkının parlamento seçimlerine katılmasını teklif ettik.
Ancak Suriye'nin kuzeydoğu bölgelerinde, yeni Suriye Parlamentosu (Halk Meclisi) seçimlerinin yapılması engellendi.

3