O anda aklıma devrimden hemen sonra Şam'a varıp Şara ile görüştüğümde söyledikleri geldi. O zaman da Şara ve arkadaşlarının bilinen kökenleri dolayısıyla sekter bir İslami anlayışı başkalarına dayatma ihtimalinden endişe duyanları sormuştum. Bunu da aslında yine kendisinin konuşmalarındaki kucaklayıcı ve ılımlı yaklaşımlara gönderme yaparak sormuştum "Amacınızın toplum maslahatı olduğunu ve genel olarak ahlak ve merhameti öncelediğinizden bahsettiniz. Bu da bir İslami yorum biçimi kuşkusuz. Temsil ettiğiniz bu çizgiye Şam İslam'ı diyenler var Neden Çünkü Şam'ın yerel bir tarihi izi var. Siz Şamlısınız, tüm bu çemberde iki parantez içinde Şam'ın İslam yorumunuza veya tarzınıza etkisi olduğunu söyleyebilir misiniz" diye sormuştum. O da bu soruya şöyle cevap vermişti:
"Bu ifade Şam'da İslam'ın çok güçlü olduğunu söylemek için doğruydu. Evet ben Şam'ın camilerinde büyüdüm ve Şam'daki bazı şeyhlerden eğitim aldım. Aklımda aynı fikirle Şam'dan çıktım. Suriye'de adaletin ve merhametin yayıldığı bir aşamaya nasıl gelebiliriz Elbette, sosyal ve tarihi çevre, içinde yaşayan ve eğitim görenler üzerinde etkilidir. Şam ortamı barışçıl çok sevecen ve duygusal bir ortamdır. İşte rejim Şamlıların bu nezaketinden ve iyi niyetinden yararlandı ve Şam'a hiç yatırım yapmadı. Evet, rejim Şam'a hakkını vermedi ve onu gözetip kollamadı, aksine onu aşağıladı ve küçük düşürdü, itibarını zedeledi, büyük bir Captagon fabrikasına çevirdi, hapishanelerini işkence mezbahalarına çevirdi. Ben, Şam'ın her türlü iyiliği hak ettiğini ve çok büyük bir yol gösterici olarak geri dönmesi gerektiğini, örnek alınacak bir kalkınma başkenti olarak inşa edileceğini söylüyorum."ŞAM'DAN DÜNYAYA: MEZHEPÇİLİĞE KARŞI HİZMET SİYASETİŞam için bugünlerde altı çizilmesi gereken en önemli özelliklerden biri bence İbn Teymiye ile İbn Arabi'nin mezarlarını barındırıyor olması. Bu arada Şam'da iki gün önce 1500 İslam aliminin katıldığı bir "İslami Söylem Birliği" konferansı düzenlendi. Vakıflar Bakanlığının düzenlediği ve Ahmet el-Şara'nın da katıldığı bu konferansta verilen mesajlar tam da Şam'ın vaat ettiği bu role talip ve hazır olduğunu gösterdi. Şara'nın açılış konuşmasında söylediği şu sözler mesela "Yüzyıllardır süren fikri tartışmalara girecek lüksümüz yok. Önceliklerimize odaklanmalıyız. Topluma rehberlik etme görevini hatipler, okullar ve medya ile birlikte paylaşıyoruz". Çağdaş İslami siyaseti yolundan alıkoyan en önemli ideolojik ve zihniyet engellerinin ne kadar farkında olduğunu ve onları aşmaya ne kadar hazır olduğunu gösteren sözler bunlar.

9