Bir hakikati örneklerle açıklamak etkili eğitimin temel özelliklerinden biridir. İşte, Kur'ân-ı Kerim'deki peygamber kıssaları bu açıdan asırlar boyu inananlara yol göstermiş, nasihat etmiştir.
Bu kıssalardan biri de Hz. Musa'ya (as) aittir. Gerçekten de Kıssa-ı Musa'daki (as) kadınlar her açıdan detaylı incelenmeye lâyık bir konudur.
Kur'ân'da muhtelif surelerde farklı yönleriyle ele alınsa da özellikle Kasas Suresi'nde ifade edilenleri, kadınlara temas eden yönleriyle kısaca hatırlatmak isteriz.
Anne psikolojisi, koruyucu annelik, kızkardeş psikolojisi, bir erkeğin kadınlara nezaketle nasıl muamele etmesi gerektiği, kız çocuk ve babaları arasındaki iletişim, erkeğin bir eş ve damat olarak nasıl davranması gerektiği gibi kadınlar âlemi açısından son derece aktüel olan mevzuları Kasas Suresi'nde müşahede etmek mümkündür....
İşte, Hz. Musa'nın (as) hayatından kesitlerle beşerî münasebetler açısından çok önemli olan bu konular inananlara "peygamber metodu" olarak sunulur...
FİRAVUN'UN KADIN POLİTİKASI...
Hz. Musa (as), İsrailoğullarından kızların sağ bırakılıp erkek çocukların öldürüldüğü Mısır topraklarında dünyaya gelmiştir. Mısır'ın idarecisi Firavun'un İsrailoğullarına uyguladığı zayıflatma politikalarından biri bu şekilde nesilleri kurutmak, bugünkü tabiriyle "asimile" etmektir.
Ne var ki, Firavunun hesabı varsa, Rabbimizin de bir hesabı vardır. Bu durum Kur'ân'da "Biz ise, o memlekette zayıf düşürülenlere lütufta bulunmayı, onları insanlara iman ve hidayette öncüler yapmayı ve Firavun ile ehlinin mülküne varis kılmayı murad etmiştik" sözleriyle ifade edilir.
Kasas Sûresi boyunca bu ibretli ve heyecanlı hesaplaşma inananların tefekkürüne sunulur...
BEBEK MUSA'NIN ANNESİ VE KORUYUCU ANNESİ
Hz. Musa'yı (as) böyle bir ortamda doğuran annesi, bebeğinin öldürüleceği endişesi ile tedirginlik yaşar. Kasas Suresi'nde anneye ilhamen verilen teselliler ifade edilir. Ancak bu şekilde, anne bebeğini bir sandığa koyup Nil Nehrine salıverir.
Bu arada "koruyucu anne" olarak Hz. Asiye'nin devreye girmesi ilginçtir. Firavun'un eşi olan bu saliha hanım bebeği gördüğünde eşine "İşte benim ve senin için bir göz nuru" diyerek sahiplenir.
Gerçekten de Hz. Asiye ölünceye kadar Musa'ya hep "göz nuru" olarak muamele eder, değer verir. Peygamberliğini açıkladığında ona iman eder. Bu nedenle eşi tarafından işkence ile öldürülür.
Hz. Asiye, rablik dâvâ eden kocasına karşı ölümü göze alıp boyun eğmeyen inanan hür bir kadın modeli olarak Kur'an'daki yerini alır.
Kıssa-i Musa (as); asırlar arkasında dizilen tüm inananlara "Her asırda Firavun ve firavunmeşrep idareciler, eşler vardır. Ama her firavunun da bir Musa'sı bulunur" dersini verir.
HZ. MUSA'NIN (as) KIZKARDEŞİ

138