Bediüzzaman'ın Tesettür Risalesi

Bediüzzaman Hazretleri Tesettür Risâlesi'nde "Kur'ân'ın tesettür emri fıtrîdir. Kadınların fıtratı tesettürü iktiza ediyor.

Tesettür emr-i İlâhîsi kadınların özgürlüğüdür" ana fikri altında toplayabileceğimiz kavramları son derece orijinal bir şekilde açıklar. Bu eğlence ve hazzı esas alan sefih medeniyetin "Tesettür, kadınları köleleştiriyor" söylemini temelinden sarsan bir bakış açısıdır.

İlginçtir ki Ahzab Suresinde 59. ayette yer alan tesettür emrini sadece başörtüsünden ibaret görmez. Kadının yapısında yer alan korku, emniyet, himaye, şefkat, muhabbet, çekinme gibi duyguların penceresinden tefsir eder. Güzel ahlaka derin bir vurgu yapar. Kadının biyolojik yapısını da yine bu açıdan değerlendirir. Risale-i Nur Külliyatında Hanımlar Rehberi'nde de yer alan bir cümle ile hanımlara (Haşiye-dipnot düşerek) şu tavsiyede bulunur: ''Hemşireler ve genç kızlar Tesettür Risalesini okumalıdırlar.''

Bediüzzaman'ın bu tespitleri sadece Risale-i Nur okuyup anlamaya hayatına aktarmaya çalışan hanımların değil toplumun geniş dairesindeki kadınların da ilgisini çeker.

Bunlardan biri de Gazeteci Tuba Akyol'dur.

SAİD NURSÎ HAKSIZ DEĞİL!

"Said Nursî'den 'sıfır beden' baskısı" başlığını taşıyan 30.9.2007 tarihli Milliyet Pazar gazetesinde Bediüzzaman Hazretlerine hak vererek bakın neler anlatıyor:

"Feminist kadın dergisi Pazartesi'den Handan Koç (1) geçen gün televizyonda Said Nursî'nin 'Risâle-i Nur'undan bir bölüm okuyordu. Enteresandı. O yüzden aradım buldum:

"Risâle-i Nur, 24'üncü Lem'a: 'Tesettür, kadınlar için fıtrîdir (doğuştan) ve fıtratları iktiza ediyor. Çünkü kadınlar hilkaten (yaradılış olarak) zayıf ve nazik olduklarından, kendilerini ve hayatından ziyade sevdiği yavrularını himaye edecek bir erkeğin himaye ve yardımına muhtaç bulunduğundan, kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale maruz kalmamak için fıtrî bir meyli var. Hem kadınların on adetten altı yedisi ya ihtiyardır ya çirkindir ki, ihtiyarlığını ve çirkinliğini herkese göstermek istemezler. Ya kıskançtır, kendinden daha güzellere nispeten çirkin düşmemek veya tecavüzden ve ittihamdan korkar; taarruza maruz kalmamak ve kocası nazarında hıyanetle müttehem olmamak için, fıtraten tesettür isterler. Hattâ dikkat edilse, en ziyade kendini saklayan, ihtiyarlardır. Ve on adetten ancak iki üç tanesi bulunabilir ki, hem genç olsun, hem güzel olsun, hem kendini göstermekten sıkılmasın.'