Yürüyelim arkadaşlar

Bir kişinin yeni fikirler üretme, karmaşık kararlar alma ve problem çözme yeteneği, yürüdüğü sırada ve yürüyüşten hemen sonra en yüksek seviyeye ulaşıyormuş.

Yürümek, farklı düşünebilme potansiyelini oturmaya kıyasla ortalama yüzde 60 oranında artırıyormuş.

Araştırmayı yapan Stanford Üniversitesi hocaları.

Araştırma Journal of Experimental Psychology dergisinde yayımlanmış.

*

Dijital kuşak yürümeyi sevmiyor ama büyükşehirlerde spor salonlarının en iyi müşterisi.

Çünkü sektöre dönüşen sağlık ve spor alanlarında sözde uzmanların ve bu işten para kazanan şirketler tarafından sosyal medyada estirilen bir rüzgâr var.

Kilo vermek, kaslı görünmek isteyene bu salonlar tavsiye ediliyor.

Ve gençler bu rüzgara dayanıklı değil.

Şimdi Fitnese gitmeyen gençleri halk ağzıyla neredeyse dövüyorlar, küçümsüyorlar.

Dijital kuşakta Fitness'e gitmek bir itibar göstergesi.

Fitness, İngilizce kökenli bir terim olup sözlük anlamıyla "fiziksel uygunluk", "formda olma" veya "zindelik" demek.

Şehirlerde neredeyse her mahallede Fitness salonu açılmış ve müşterileri 15-30 yaş arası gençler.

*

Oysa yürümek için bir ücret ödemiyorsun bedava ama aletli spor salonları paralı.

Hem paralı hem pahalı.

Gençler neden yürümek gibi bedava spor yerine daha sağlıklı bir sporu tercih etmez ve paralı spor salonlarını tercih eder

Estirilen rüzgardan.

Gençlerin oralara gitmelerini isteyen, öneren cazip hale dönüştüren birileri var.

Kim onlar

Rüzgardan nemalananlar.

*

Az yemen az içmen ve hareket etmen sağlıklı yaşaman için yeterli ama sağlıksız olman için gereken yiyecek ve içecekler ve seni hareketsiz bırakacak etkinlikler ücretli.

Sağlıklı yaşamak için çok paraya ihtiyaç yok ama sağlıksız yaşamak için ciddi paraya ihtiyacın var.

Yani senin sağlığını bozacak olan her şey paralı.

Ama sen yine de bedava olanı değil paralı olanı tercih ediyorsun.

Bu da insanın tutarsız yönlerinden biri.

*

İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy yürümeyi çok seven, «yataktan kalkıp tekrar yatıncaya dek» yürümek isteyen, yürüme tutkusuyla tanınan bir şair.

Özellikle İstanbul'da gün boyu süren uzun yürüyüşler yapar, bu sırada düşünür ve şiirlerini kurgulardı.

Akif, yürüyüşü sadece fiziksel sağlık için değil, aynı zamanda yoğun bir düşünce süreci ve zihinsel tazelenme aracı olarak görürdü.

İstanbul'un semtlerinde, özellikle Boğaziçi'nde ve sakin yerlerde saatlerce yürüdüğü bilinir.

Eserlerinde, özellikle Safahat'ta, yürüme eylemi bazen bir kaçış, bazen bir arayış, bazen de derin bir tefekkür hali olarak şiire yansımış.

Bu yürüyüşler, onun hem edebi kişiliğini hem de çevresine karşı duyarlı duruşunu besleyen önemli bir yaşam tarzıydı.

*

Yürümek, tarih boyunca birçok düşünür, şair ve yazar için sadece fiziksel bir eylem değil, aynı zamanda düşünceyi serbest bırakan, yaratıcılığı besleyen ve dünyayla samimi bir bağ kurmayı sağlayan felsefi bir pratik olmuş.

Yürüyüşü hayatlarının ve eserlerinin merkezine koyan isimlerden biri Aristo.

Aristoteles, yürüyerek ders anlatan, Atina›daki okulunda öğrencileriyle revaklarda (peripatos) dolaşan «Gezginci» filozof.

Sokrates, Atina sokaklarında, pazar yerlerinde (agora) insanlarla yürüyerek tartışan ve düşünceyi sokak seviyesine indiren bilge.