Dünyanın en soğuk bölgeleri arasında olan ve içinde ülke bulunmayan tek kıta Antarktika'nın sert kışında buzların arasında yaşayan penguenler, dakikalar içinde donmaya neden olabilecek soğuklara maruz kalırlar ama hiçbiri donmaz.
Çünkü onlar donmamak için ne yapılacağını bilirler.
Onların yazılımlarında da bölgesel şartlara nasıl uyum sağlayacağı yazılıdır; Arılar ve karıncalardaki gibi.
Hayatta kalmak için uydukları kusursuz iş birliği herkesi hayran bırakır.
Penguenler donmamak için dev canlı kümeler (huddle) oluşturur; birbirlerine sokularak vücut ısısını hapseder ve enerji kaybını azaltırlar.
İşin asıl sırrı hareketin hiç durmamasıdır.
Dıştaki penguenler yavaşça düzeni bozmadan içeri doğru girerken, içeridekiler de yine düzeni bozmadan halkanın en dışına çıkarlar.
Bu sürekli ve düzenli ritmik dönüş, hiçbir penguenin soğuğu tek başına taşımamasını sağlar.
Sonuç: Birlik=hayatta kalma. Paylaşılan ısı, paylaşılan risk, paylaşılan yaşam.
Vahşi dediğimiz doğadaki birçok hayvan ve bitkiler gibi Penguenler de biz insanlara nasıl yaşamamız gerektiğini kendi yaşam biçimleriyle gösteriyor.
Bizi insanlıktan uzaklaştıran hırslarımız ve bencilliğimiz.
**
Kumla bir şehri ısıtmak mümkün mü
Mümkünmüş. Finlandiya'nın Pornainen kenti, dünyadaki ilk endüstriyel ölçekli kum bataryası ile ısınıyor.
Güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri ihtiyaçtan fazla elektrik ürettiğinde, bu enerji boşa gitmiyor.
Elektrik ısıya dönüştürülüyor ve 500°C'nin üzerindeki sıcaklıklarda, dev bir tankın içindeki kumda depolanıyor.
Kış geldiğinde ise haftalarca saklanan bu ısı, borular aracılığıyla: Evlere, okullara, kamu binalarına dağıtılıyor.
Gaz yakılmıyor, fosil yakıt yok.
Sonuç: yüzde 70 daha az karbon salımı ile havanın daha az kirlenmesi.
Sistem, Polar Night Energy tarafından geliştirilmiş.
Depolama malzemesi olarak ezilmiş steatit (sabuntaşı) kullanılıyor, ucuz, bol bulunan ve ısıyı uzun süre neredeyse kayıpsız tutabilen bir kaya türü.
Lityum bataryalar elektriği depoluyor.
Kum bataryaları ise ısıyı mükemmel şekilde tutuyor.
Kurulan tesis, haftalarca tüm şehrin ısı ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye sahip.
Böylece Finlandiya'nın kış aylarında hâlâ kullandığı doğal gaza olan bağımlılığı azalıyor ve elektrik şebekesi daha stabil hale geliyor.
Bu teknolojinin en çarpıcı yanı: kopyalanabilir olması.
Özel coğrafya, nadir madenler veya pahalı patentler gerektirmiyor.
Merkezi ısıtma sistemine sahip her şehir bunu uygulayabilir.
Olması gereken tek şey: Kum, ısı, güçlü yalıtım, akıllı mühendislik
Finlandiya'dan alacağımız ders nedir
Çevreye zarar vermeden havayı kirletmeden, iklimi bozmadan da ısınmak mümkün.
Elimizde olanı ve aklımızı doğru kullanmak yeterli.
**
Leonardo da Vinci (1452-1519), Rönesans döneminde yaşamış İtalyan mucit, matematikçi, heykeltıraş ve ressam.

20