En eski çalışanlar olarak Hakkı'nın kurduğu Whatsapp grubu epeydir sessizdi.
"Bayram öncesi canlandırayım" dedim ve şöyle bir şey paylaştım;
İLK böyle düşünmeye başlarsak sonra karşımıza çıkan bütün soruları doğru cevaplandırabiliriz;
"Eğer bir Yaratıcı varsa, her şeyi bilmesi gerekir; çünkü yaratmak bunu gerektirir. O hâlde önce bir Yaratıcı var mı yok mu, buna karar vermeliyiz.
"Yaratıcı tabi ki var ona ne şüphe" dersek, ilk soruyu cevaplandırmamış ve sorudan kaçmış oluruz.
"Acaba var mı yok mu" dersek doğru yoldayızdır ve ikinci soruya geçmiş oluruz.
Grupta kısa bir okuma arasından sonra cevaplar şöyle akmaya başladı.
Hakkı: Acaba
Muammer; Acaba ikinci soru ne
Ümmühan: Bayram önü kafaları karıştırmayalım.
İsmail'in abisi: Kafaları karıştırmak lazım. Var dersen ayrı yok dersen ayrı soru geliyor.
Gülcan: Kainat kendi kendine yaratılmış olamaz. Bir güç var. Yok desek o zaman kaos ve boşluk... Ama onun varlığı boşluğa yer bırakmıyor.
İsmail'in abisi: Hakiki imanı elde etmenin yolu kafaları karıştırmak, öbürü yat kalk, yat kalk, sonra Allah'ım affet.
Gülcan: Biz biraz da teslimiyetle sorgulama gereği duymuyoruz
Ve İsmail devreye giriyor: Sonuç; kurban kesiyor muyuz:)
İsmail'in abisi: İsmail'in derdi başka.
Allah "kurban kes" diyor ayette, "et dağıt" demiyor.
Gülcan: Dağıtmayı da biz düşüneceğiz bir zahmet.
İsmail'in abisi: Bu arada endişelenme İsmail, seni kesmicez, danaya girdik biz!
İsmail: Keşke İsmail olabilsek abi:)
İsmail'in abisi: Sen İsmail'sin biliyorum ben.
Bizim İsmail, "İsmail" olmanın kolay olmadığını biliyor.
Birçok İsmail bilmiyor.
"Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm" diyen İbrahim peygambere, "Babacığım sana emredileni yap" diyen İsmail olmak kolay değil tabi ki.
*
Bizim İsmail kurbanda ne yapıyor bilmiyorum ama bugünün İsmaillerinin öncelikleri farklı.
Bir kısmı kurban kesmekten çok yurtdışına bağış yapmayı tercih ediyor.
Bir kısmı kurbana param yok diyor, tatile çıkıyor.
Bir kısmı da kurbana karşı; Ne gerek var hayvan kesmeye, kasaptan et alın dağıtın yoksullara diyor.
Muhtemelen bu kısım İsmailler kasaplardaki etlerin, lokantadaki dönerin, köftenin, mangaldaki bifteğin bahçede toprakta yetiştirildiğini düşünüyor!
*
2026 yılında yaklaşık 750 bin büyükbaş ve 2 milyon 550 bin küçükbaş olmak üzere toplam 3 milyon 300 bin kurbanlık hayvanın kesileceği tahmin ediliyor.
Hisse bedelleri yurtiçinde ortalama 25 bin lira ile 60 bin lira arasında değişiyor.
Yurtdışında kurban bağış bedeli çok daha düşük miktarlarda olunca, yurtiçindeki maliyet ve kesim konusundaki zorluklar vatandaşı bağışa yönlendiriyor.
Bu ciddi sorun bugün görmezden geliniyor ancak gelecekte kolaylık açısından tercih edildiği için yurtiçinde kurban kesimi alışkanlığı tamamen ortadan kalkabilir.
Bu durumun gelecekte hem ülke açısından ekonomik kayıp anlamında hem de dini açıdan gelecekte ne getirip ne götüreceği şimdiden düşünülmeli.

29