Hangisi kadın

Küresel ekonomik sistem, maddeci temelleri, sınırsız tüketim arzusu ve ahlak dışı rekabeti nedeniyle insan onuruna aykırı bir sistem; kadını iş gücüne dahil edip onu çok daha fazla kazanmak için reklam meta olarak kullanır.

Kadın bu sömürü düzeninin olmazsa olmazıdır, çalışma hayatından çıktığı anda tüm sistem çöker.

İslam ve Kapitalizm çatışır mı

Evet.

Kapitalizmin sınırsız kâr tutkusu, faiz, sömürü ve bireycilik anlayışı İslam'ın adalet, paylaşım ve helal kazanç ilkeleriyle uyuşmaz.

*

Kapitalizm, kadını kadın olarak bile görmez, onu bir "tüketim nesnesi" reklam aracı ve "iş gücü" olarak konumlandırır.

İslam ise kadını önce bir insan olarak kadın, erkeğin eşi, evin yöneticisi, çocukların annesi olarak görür.

Kadının ekonomik bağımsızlığını tanır ancak onu ailenin geçim yükümlülüğünden muaf tutar, tercihe bırakır.

İki bakış açısına göre hangisi kadındır

*

Kapitalist sistem ile İslami anlayış, kadının toplumsal ve ekonomik rolü konusunda temelden ayrışır.

Kapitalizm, kadın bedenini reklam ve pazarlama unsuru haline getirerek metalaştırırken; İslam, kadının onurunu ve fıtratını (doğasını) ön plana çıkarır.

Kapitalizmde her birey kendi geçiminden sorumluyken; İslam hukukuna göre bir kadının (zengin olsa dahi) kendisinin, çocuklarının veya evinin geçimini sağlama zorunluluğu yoktur. Bu sorumluluk tamamen babaya veya kocaya aittir.

*

İslamiyet, Batılı toplumlardan çok daha önce kadınlara tam mülkiyet ve tasarruf hakkı tanımıştır.

Kadın; miras, mehir veya kendi kazancı yoluyla elde ettiği mallar üzerinde tam yetkiye sahiptir. Kocası, kadının izni olmadan bu malları kullanamaz.

Genel ahlak kurallarına uymak kaydıyla kadınların ticaret yapması, mülk edinmesi ve çalışması caizdir. Son peygamber Hz Muhammed'in (AS) eşi Hz. Hatice'nin ticaretle uğraşması bu konuda temel bir örnektir.

Mirastaki farklılıklar (erkeğe iki, kadına bir pay), erkeğin ailenin tüm geçim yükünü üstlenmesi ve anne ve babasına bakma zorunluluğu ile dengelenir.

*

İslami kaynaklar, kadının toplumdaki en önemli rolünü «annelik" ve "neslin terbiyesi" olarak tanımlar. Ancak modern ihtiyaçlar çerçevesinde, iş dünyasında kadının liyakat sahibi olduğu alanlarda görev alması teşvik edilir.

Kapitalizm kadını evden çıkarıp aileyi dağıtır, sonrada ailede yapılan işleri dışarıda sektöre dönüştürür.

Bugünkü İslam coğrafyasında da yaygın olan küresel ekonomik sistemde annelik ve ev içi faaliyetler genellikle "üretken olmayan" işler olarak görülür. Ev içinde 24 saat çalışmak zorunda kalması görmezden gelinir.

Bu emeğin ekonomik karşılığı görmezden gelinir.

*

Kapitalizm, tüketimi artırmak için kadın bedenini stratejik bir unsur olarak kullanır.

Günümüzde binlerce kadın, reklam ve pazarlama sektöründe bedenleri teşhir edilerek "modernlik" kılıfı altında birer satış nesnesine dönüştürülmektedir.

Markalar, "kadın güçlendirilmesi" mesajları içeren reklamlarla (femvertising) genç tüketicilerin ilgisini çekmeyi hedefler. Ancak bu durum, toplumsal bir değişimden ziyade kâr odaklı bir pazarlama stratejisidir.