Dövize vergi

Öküzün altında buzağı arayan medyaya benzemiyor bu gazete.

Ekonomi alanında yıkıcı muhalefet yapmıyor, sorunu tespit ediyor ve yol gösteriyor.

Yanlışa yanlış diyor.

Toplumsal hayata dair yapay değil, gerçek sorunlarla ilgileniyor.

Toplumun etkilendiği gerçek problemleri sadece dile getirmekle kalmıyor, çözüm önerileri de getiriyor.

Faiz konusunda en hassas medya kuruluşu hangisi dense tartışmasız adı söylenecek tek gazete Yeni Şafak'tır.Soykırımı durduralım üst başlığı altında, "Bütün limanlar İsrail'e kapatılsın", "Hava sahaları İsrail uçaklarına kapatılsın", "İsrail'e giden gemiler limanlara alınmasın", "Boykotlar sürsün ticaret dursun" alt başlıkları ile Siyonist küresel sermayeye karşı boykot çağrısını bıkmadan usanmadan dile getiren tek gazete de Yeni Şafak'tır.

**


Merkez Bankası'nın faiz politikasını her ay eleştiren ve çözüm yolu gösteren Yeni Şafak iki gün önce de yine manşetten döviz politikasını eleştirerek ne yapılması gerektiğine dair önerilerde bulundu.

İktidarı eleştirmek için öküzün altında buzağı arayan muhalif medya haberi neden görmezden geldi bilmiyoruz.

Belki konuyu iyi anlayamadılar!

**


Konu çok önemli olduğu için gündemde tutmak adına mevzuyu özetleyelim;

Türkiye'de faaliyet gösteren yaklaşık 2 milyon şirket, döviz işlemlerinden doğan gelirleri beyan edip vergisini verirken, bireylerin döviz kazancından neden vergi alınmıyor

Son yıllarda yüksek enflasyon ve kur oynaklığının etkisiyle vatandaşların önemli bir bölümü tasarruflarını döviz cinsinden tutmayı tercih ediyor.

Döviz hesaplarının ve fiziki döviz talebinin artması, bireysel yatırımcıların kur hareketlerinden gelir elde etmesini de beraberinde getiriyor.

Ancak şirketler döviz pozisyonlarından kaynaklanan kazançlarını mali tablolarına yansıtmak ve vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek zorundayken bireysel yatırımcılar açısından benzer bir uygulamanın bulunmaması kamuoyunda zaman zaman tartışma konusu oluyor.

Bu durum 86 milyon vatandaşın alım gücünü zayıflatıp enflasyonu yükseltirken, faizlerin düşürülmesinin yolunu da kapatıyor.

Ekonominin düzlüğe çıkmasının yolu TL'nin değerinin korunmasından geçiyor.

**


Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre; bankalarda bugün 259 milyar dolarlık yabancı para (döviz) var.

Bu dövizin 171,5 milyar doları şahıslara ait.

Geri kalan 81,5 milyar doları ticari kuruluşların, 6 milyar doları ise resmi kurum ve kuruluşların hesaplarında bulunuyor.

Bunun yanı sıra yastık altında ve bankalardaki kasalarda yaklaşık 350 milyar dolarlık döviz olduğu tahmin ediliyor.

Bu kadar büyük bir paranın yatırıma ve üretime gitmek yerine, âtıl olarak bekletilmesi ekonominin düzlüğe çıkmasının önündeki en büyük engel olarak duruyor.