Dikleşme

İstanbul'daki yaklaşık 16 milyon insan müstakil evlere dağıtılsa, şehrin sınırları Anadolu yakasında Kocaeli, Trakya'da da Tekirdağ ile birleşiyor.

Kentsel dönüşüm adı altında büyükşehirlerde eski binalar yıkılıyor yerine yeni ve daha büyük binalar yapılırken herkesin aklına muhtemelen şu soru geliyordur;

Türkiye'de herkesin bahçeli müstakil evde yaşaması mümkün mü

Neden sıkışık dip dibe yaşıyoruz

Bu kadar iç içe yaşamamıza rağmen komşuluk yok ve yalnızız.

Zamanımızın önemli bir bölümünü trafikte geçirmek zorunda mıyız

Hazır eski dikine giden şehirleri kentsel dönüşümle yatay şehirler haline dönüştürebilir miyiz

Teorik olarak mümkün.

**

Türkiye'de yaşayan herkesin apartman daireleri yerine bahçeli, müstakil evlerde yaşaması için hesaplamalara göre ülke topraklarının sadece yüzde 1 buçuğu yetiyormuş.

Türkiye nüfusunun yüzde 56'sından fazlası apartmanlarda beton kutular arasında yaşıyor. Bu beton kutuların adına daire deniyor ama daireyle alakası yok.

Ülkenin tamamında müstakil ev oranı yüzde 24 civarında.

Yaklaşık 85 milyonluk nüfusu, ortalama 3,2 kişilik hanelere böldüğümüzde 26 milyondan fazla bağımsız eve ihtiyaç duyulur.

Türkiye genelindeki yaklaşık 27 milyon hanenin her birine 300 m²'lik (ev + bahçe) bir alan ayrıldığında toplamda 8.100 km² yer gerekiyormuş.

Okullar, hastaneler ve yollar eklendiğinde bu alan yaklaşık 12.000 km²'ye ulaşıyor.

Bu da Türkiye'nin toplam karasal yüz ölçümünün yalnızca yüzde 1,5'ine denk geliyor.

Yani tüm Türkiye'yi tek katlı müstakil evlere yerleştirmek coğrafi olarak sadece Muş ili büyüklüğünde ya da Yalova, Bilecik ve Bartın'ın toplamı kadar bir alan kaplıyor.

**

Herkes müstakil evlerde otursaydı ne olurdu

Deprem korkusu azalırdı: Deprem kuşağındaki Türkiye için tek veya iki katlı hafif çelik/prefabrik evler, yüksek katlı apartmanlara kıyasla can güvenliğini maksimum seviyeye çıkarırdı.

Kişisel özgürlük ve huzur artardı: şehrin gürültüsü, otopark sıkıntısı, trafik, hırsızlık biterdi.

**

Ekonomik maliyeti ne olurdu

Sadece prefabrik ya da en temel düzeyde müstakil evlerin inşaat maliyeti baz alındığında karşımıza 11,5 trilyon TL ile 65 trilyon TL arasında değişen bir fatura çıkar.

Bu maliyete yollar, elektrik hatları, doğalgaz boruları, kanalizasyon sistemleri ve internet altyapısının kilometrelerce uzağa yayılmasının maliyeti dahil değil.

**

Herkese müstakil ev huzuru yaşatmanın ekonomik maliyetini hesap ederek bu hayali imkansız kılmaya çalışan kapitalist zihniyet, müstakil evlerde yaşayan insanların huzur ve mutluluğunun devlete ve vatandaşa yukarıdaki rakamlardan daha fazla getireceği ekonomik kazancı görmezden geliyor, hesaplamıyor.