Annelik meslek olsaydı

Kapitalizmin icat ettiği günler arasında en çok harcama yapılan günlerden biri Anneler günü.

2025 yılında anneler gününden önceki hafta 114,5 milyar lira olan kartlı harcama tutarı anneler günü haftasında 119,2 milyar liraya ulaşmış.

Bu yıl anneler günü haftasında hediyelik kategorilerinde kartlı harcamada bir önceki haftaya göre 6 milyarlık bir artışla 150 milyar liralık bir ciro olabileceği tahmin ediliyor.

Anneler günü öncesinde de Türkiye'den Avrupa'nın değişik ülkelerine 80 milyon dal çiçek ihraç edilmiş.

Bunun parasal değeri 12 milyon dolar civarında.

İhracat da geçen yıla göre yüzde 30'a yakın artış göstermiş.

Anneler için çiçek alan ülkeler arasında bu yıl Avrupa başta olmak üzere 35 ülke var.

Daha çok pembe tonlardaki çiçekler talep görmüş.

Pastel renklerin ön plana çıktığı özel bir gün.

Kırmızıya çok fazla talep gelmemiş özellikle pembe, koyu pembe, mor çiçekler sipariş edilmiş.

En büyük ihracat kalemimiz karanfil.

Karanfilin dışında hüsnüyusuf da son yıllarda en çok ihracat yapılan çiçek olmuş.

Bunun dışında bugüne özel talep gören gerbera, lilyum gibi 50'ye yakın çeşit çiçek var

*

Eski Türkçede onun için en yaygın ve temel kelime «ög» (veya ök) idi.

"Ög", aynı zamanda akıl ve bilgi anlamlarını taşıyor.

Annesi olmayan anlamındaki "öksüz" kelimesi, bu eski tabirden (ög-süz) türemiş.

*

Anne muhteşem bir varlık.

Küçük ve büyük patronların fiziksel ve duygusal her türlü istek ve arzularını mantıklı mantıksız olduğuna bakmadan yerine getirmeye çabalar.

Paradan çok teşekkürle çalışır.

Üzerine yüklenen daha doğrusu kalan çok sorumluluğu vardır.

En çok, içten bir sarılma, zaman ayrılması ve düşünceli küçük jestleri severler. Bir de ailesiyle birlikte geçirilen kaliteli vakti.

*

Fiziksel yorgunluğun ötesinde, duygusal ve zihinsel yükleri de kapsayan çok boyutlu bir mücadelesi vardır bu en ağır işçilerin.

Ev dışında çalışıyorsa iş yerindeki sorumluluklarının yanı sıra ev işleri, çocuk bakımı ve aile düzenini sağlama gibi bitmek bilmeyen görevlerle uğraşırlar.

İyi bir eş, iyi bir anne ve iyi bir çalışan olma çabası, onların üzerinde yoğun bir «mükemmeliyetçilik" baskısı ve suçluluk duygusu yükler.

İşe alım ve terfilerde çocuksuz kadınlara göre daha az tercih edilme ve daha düşük maaş alma gibi ayrımcılıklarla karşı karşıya kalırlar.

Çocuğuna yetememe kaygısı ve sürekli bir "yetişme" hali psikolojik olarak yıpratır.

Çocuk-larının gelişimi için harcadıkları çaba ile aile yapısının temel direği olurken, aynı zamanda iş hayatında da önemli bir üretim gücü olarak çok ağır sorumluluklar taşırlar.

Dünyanın en ağır işini yapan bu işçinin konuşulan bütün dillerdeki ortak adı; Annedir.

*

Annelik meslek olsaydı dünyanın en zorlu, 7/24 mesai gerektiren, ücretsiz ve tatili olmayan işi olurdu.

Psikolojik bakım, eğitim, sağlık ve yönetim gibi birçok uzmanlığı kapsayan bu rol, insan hayatının temelini atan, kıyas kabul etmez bir sevgi ve fedakârlık duruşudur.