Türk tefekkür dünyasının mümtaz ismi merhum Erol Güngör

Bu durumun ilk sebeplerinden birisi Güngör'ün kitaplarının Türk düşünce dünyası açısından yoğunluklu metinler olmasıdır. Diğer sebebi de Güngör'ün ilk kitabının yayımlamasının üzerinden 51; son kitabının yayımlamasının üzerinden ise 44 yıl geçmesidir. Dolayısıyla hemen tüm kültür tüketim nesnelerinin mümkün mertebe kısa, sesli ve görsel unsurlara indirgendiği günümüz dünyasında insanların fikren yoğun kitapları okuması daha da zorlaşmaktadır. Bunu bir mazeret olarak değil; durum tespiti olarak kabul etmek gerekir.

Bir diğer sebebi de Güngör'ün çok fazla sloganik yazmamasıdır. Diğer birçok isimle karşılaştırıldığında kısa, akılda kalan sloganlara Güngör'de çok fazla rastlanmaz. Bu yüzden de hele de bir sosyal medya gönderisinde ihtiyaç duyulan hususlar, Güngör külliyatında nadir bulunur. Dolayısıyla Güngör'ün fikirlerine başvurmak, için eserlerini okumak gerekir. Ne yazık ki, bu da her geçen gün azalıyor. Diğer taraftan Güngör'ün başta kültür olmak üzere Türkiye'nin meselelerine dair fikirleri hâlâ orijinalitesini ve güncelliğini korumaktadır. Belki de onun tekrar yoğun bir şekilde gündeme gelmesinin esas sebebi budur. Özellikle kültür meselesi Güngör nazarında oldukça kıymetli bir meseledir ve bizzat kendisi tüm yazdıklarının esas amacının çağdaş bir Türk milli kültürü kurmak ve bunun yollarını aramak olduğunu söyler. Kültür canlı-kanlı hayatın her alanına sirayet eden dinamik bir olgudur.

Türkiye'nin bir milli kültür kurmasını icbar eden sebepler değişmiş olabilir ancak bu gereklilik hâlâ caridir. Güngör'ün temel çıkış noktası, bu ülkenin sorunlarını, Türk modernleşmesinin problemlerini yine bu ülkenin dinamiklerine ve birikimine yaslanarak çözmektir. Kendisinin milliyetçi çizgide bir aydın olmasına rağmen İslâm'ın Bugünkü Meseleleri gibi bir kitap yazmasının sebebi hikmeti budur.

Zira Güngör 1980'lerde sıhhatli bir modernleşme yaşayamayan ve bu yüzden de yükselişe geçen İslâmî hareketleri görmüş; bu hareketlerin bir şekilde Türkiye'ye de sirayet edebileceğini öngörmüştür.

Türkiye'nin de din konusu başta olmak üzere, birçok noktada sağlıklı bir modernleşme yaşamadığını bildiği için bu hareketlerin Türk tefekkür dünyasına ve toplumuna sirayet edebileceğini ve Türkiye'nin meselelerinin farklı başkentlerdeki uyanış hareketleriyle çözümlenmeye çalışılacağını düşünmüş olmalıdır. Bu sebeple Güngör, kısaca, din ve modernleşme sorunları başta olmak üzere, "Türkiye'nin sorunlarına Türk aydını ve uleması çareler üretmelidir" demektedir. Ayrıca hocamız bugünleri görürcesine "doğru teşhis doğru çözüm" bulmuş ve yazmıştır.

Kültürel sorunlara ve kültür değişmelerine ilişkin çözüm büyük oranda Güngör'ün çizdiği noktada durmaktadır. İster sözlü, yazılı ister görsel düzeyde olsun