Peygamberimiz ahir zamanı tasvir eden sözleriyle bizleri uyarıyor!

Bir zaman gelecek, mümin kimse mümin olduğunu toplumdan gizleyecek.

Bir zaman gelecek, insanlar ilim sahiplerini dinlemeyecekler. İnsanlar dünya menfaati için birbirlerini öldürecekler. Dilleri Müslüman dili, fakat kalpleri imansız kalbi olacak.

Bunlar, Allah'ın iyi dediği şeye iyi, kötü dediği şeye kötü demeyecekler.

Namaz kılan elli kişiden bir kişinin bile namazının Allah katında kabul olmayacağı bir zaman gelecek. Kıyamet kopmadan önce, komşuluk ilişkileri bozulacak, akrabalık bağları kesilecek."

Bugünleri görür gibi bu haberleri veren Peygamberimizin uyarılarına ayetlere sığınıp amel ederek her hâl ve şartta dinimizi yaşayarak hazırlıklı gideriz. İnşallah...

Bu mahşere hazırlıklı amellerin başında da aile öncelik taşır. Yoğun çalışma temposu, ekonomik kaygılar ve dijital dünyanın dikkati dağıtan yapısı, aile bireylerini aynı evde yaşarken bile birbirinden uzaklaştırabiliyor. Aynı sofraya oturan insanlar bazen birbirlerinin yüzüne bakmadan günü tamamlıyor. Oysa aileyi güçlü kılan, birlikte geçirilen zamanın uzunluğu değil; o zamanın ailemizle beraber değerlendirilmesidir. "Samimiyet imandandır" buyuran Peygamberimizin hadisiyle: Bir "Nasılsın", bir "Allah razı olsun" ya da içten söylenmiş bir "Hakkını helal et" sözü, çoğu zaman büyük hediyelerden daha değerlidir.

Her şey geçer, ömür de geçer, bütün tartışmalar biter, bütün gündemler değişir, bütün unvanlar, koltuklar, makamlar geride kalır, bütün telaşlar son bulur, hayat sensiz de akıp gider. Ne yaparsan yap, kimseyi razı edemezsin, muhakkak bir eksiğin bulunur. Sen Allah'ı razı etmeye bak! Çünkü O, seni asla yalnız bırakmaz.

Korkular ruhunu kuşattığında, üzüntüler kalbini ele geçirdiğinde, huzursuzluk yüreğine çöktüğünde, imtihanlar üstüne üstüne geldiğinde, endişe ve kaygılar seni bunalttığında, tüm benliğinle şu ayet mealini hatırla de ki: "Allah'ın bizim için yazdıklarından başka, başımıza hiçbir şey gelmez"

Belalardan, musibetlerden, hastalıklardan, rızık darlığından, kaybetmekten, yıkılmaktan, acı çekmekten değil, yalnızca Allah'tan kork! Çünkü şu ayet meali bizi rahatlatır. "Kim Allah'tan korkarsa Allah ona (her darlıktan) muhakkak bir çıkış yolu gösterir. Ona hiç beklemediği yerden rızık verir. Ona her işinde muhakkak bir kolaylık sağlar. Onun günahlarını örter. Ve kim Allah'a tevekkül ederse Allah ona yeter."

Üzüldüğümüzde, hastalandığımızda, rızkımız azaldığında, dara düştüğümüzde, sıkıldığımızda: Eğer bir yardıma, bir desteğe ve bir dosta ihtiyacımız varsa; kalbimizin daraldığında, evimizde huzur kalmadığında, çocuklarımıza söz geçiremediğimizde, eşimizle anlaşamadığımızda, sıkıntılar bitmek tükenmek bilmediğinde yalnızca Allah'a yönelelim! Çünkü "Seni bütün sıkıntılardan ancak Allah kurtarır" ayeti imdadımıza yetişir. Her hâl ve şartta hemen Rabbimize Allah'a yönelelim! Çünkü; "Senin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır" ayeti bize yeter!