Demek ki müminin malı da canı da aslında Allah'a aittir. Kul bunları Allah'ın istediği yerde kullandığında cenneti kazanmış olur.
Peygamber Efendimiz de şöyle buyurmuştur:
"Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan kimsedir."
Ne yazık ki günümüzde birçok insan dünya ticaretinde en küçük zarardan korkarken, ahiret ticaretindeki büyük kayıpları önemsememektedir. Oysa bir insan bütün dünyayı kazansa fakat ahiretini kaybetse ne elde etmiş olur Peygamberimiz bu gerçeği şöyle ifade eder: "Dünya, müminin zindanı; kâfirin ise cennetidir."
Mümin bilir ki gerçek mutluluk dünyanın geçici nimetlerinde değil, Allah'ın huzurunda elde edilecek ebedî saadettedir.
Saf Suresi'nin 12. ayetinde ise bu ticaretin kazancı açıklanmaktadır: "(Bunu yapınız ki) Allah günahlarınızı bağışlasın, sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte büyük kurtuluş budur."
Dikkat edilirse Allah Teâlâ önce günahların bağışlanacağını, sonra cennetin verileceğini bildiriyor. Çünkü insanın cennete girmesinin önündeki en büyük engel günahlarıdır. Tevbe eden, imanını güçlendiren ve Allah yolunda fedakârlık yapan kullar için Rabbimizin rahmeti sonsuzdur. Bugün her birimiz kendi kendimize şu soruları sormalıyız:
Dünya için harcadığım emek kadar ahiretim için ne kadar çalışıyorum

15