Mü'min olma özelliklerini yaşayalım yaşatalım!
Yaşar Değirmenci
Emr-i bi'l-maruf nehy-i ani'l-münker görevi toplumsal bir rahmet kaynağı olduğu gibi mü'minlerin bireysel olarak takatleri kadar yerine getirmeleri gereken görevidir. Toplu ya da birey olarak tepkisizlik, donukluk ve alışmışlık afettir. Topluma tepkisizlik, mü'mini kendi amellerinde kalitesizliğe götürecektir. Mü'minin iyiliği emretme, kötülüğü engelleme karakteri mü'mince yaşama heybetini sağlayacaktır. Toplumun en önemli ihtiyacı; Mümin kimlik ve şahsiyetinin hayat tarzımıza girmesidir. Birkaç maddesini yazayım.
*Haram ve mekruhlarla arasına mesafe koymuş, Allah'a yaklaşmak gayretiyle çalışan mü'mindir.
*Yaptığı ibadetleri ile toplumdaki kötülüklerin etkisinden korumak için eliyle, diliyle ve kalbiyle mücadele eder.
*Duyarlı davranır. Gördüğü çirkinlikleri görmezden gelmez, gözünde normalleştirmez.
*Hayır ve takvada yardımlaşır. Rabbimiz Maide Suresi'nin ikinci ayet-i kerimesinde, "İyilik ve takva hususunda yardımlaşın insanlık, Müslümanlık ve takva esaslarını- Kuran esaslarını benimseyip, geçmiştekilerin hâkim oldukları gibi, yeryüzüne hâkim olan salih kullara dahil olarak Allah'ın emirlerine muhalefetten korunun, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmada yardımlaşın.
Bilerek günah işlemekte, zarar vermekte ve düşmanlıkta birbirinize yardım etmeyin. Kuran esaslarını benimseyip, yeryüzüne hâkim olan salih kullara dahil olarak Allah'ın emirlerine muhalefetten korunun. Allah, inkâr ve isyan suçunuza denk, size âdil ceza verme gücüne sahiptir. Günah ve haksızlık yolunda yardımlaşmayın. Allah'tan korkun çünkü Allah'ın cezası çetindir" Mü'min, mü'min kardeşini iyiliğe yönlendirir, takvaya davet eder.
*Aktif mü'min konuşmasıyla, susmasıyla Allah katında elde edeceği sevabı düşünür. İyiliği tanıtmak, iyiliğin yayılmasını sağlamak mü'min için ecir kaynağıdır.
*Mü'min değiştirebileceği her kötülüğü değiştirmekle sorumludur.
Mü'min toplum, iyiliği emredip kötülükten alıkoymaya samimi şekilde devam ettiği müddetçe en hayırlı ümmet olma vasfını koruyacaktır. Kötülük yayılır da mü'min engel olmazsa hayırlı ümmet olma özelliğini kaybedecektir. Rabbimiz kanununu, "İyiliği emredip kötülüğü sakındırdığınız müddetçe en hayırlı ümmet sizsiniz" şeklinde koymuştur.
İyiliği emredip kötülüğü yasaklama sorumluluğu, mü'minin son nefesine kadar devam edeceği vazifesidir. İyiliği emretmeye dair az şey bilmek ya da meşguliyetlerden fırsat bulamamak mü'min için mazeret değildir. Mü'min olmak, imanını mazeretsiz biçimde korumaya çalışmak demektir. Durup seyretmemek, şikâyet eden değil ıslah eden mü'min olmak esastır. Mü'min, hangi alanda çirkin olan ne varsa hikmet ve güzel sözle onu iyileştirmeli ya da yerine iyiyi getirmelidir. Bu görevi yerine getirirken belli noktalara dikkat etmelidir:
Kötünün kötü olduğunu anlatırken kötülüğü yapan kişiyi değil kötü olan işi hedef almalıdır.
Günahı benimseyen insanlar da o kötülüğü yapanlar gibi uyarılmalıdır. Kötülük yanlış bir üslup ya da daha büyük bir kötülükle değiştirilmemelidir. Acele sonuç beklenmemeli, görevi yerine getirmiş olma ibadetinin huzuru yaşanmalıdır. Kötülükten sakındırırken iyiliğin de ne olduğu muhakkak anlatılmalıdır. En tatlı dil ve üslup kullanılmalı, kesinlikle tartışmaya girilmemelidir. Hata yayılmadan önü alınmalı, hatanın asıl kaynağı bulunmalıdır.
Her gayret ve faaliyet görevi esnasında ehliyet ve liyakatli insanların üslubunu bilenle istişare edilmelidir.

6