Müminler, birbirlerine selam verirler. Böylece hem onlara "selamette olun, huzur içinde güven içinde olun" derler, hem de onlara "selam yurduna kavuşun" diye dua ederler. Gerçekten iman edip, İslam'a teslim olan kişilerin kalpleri "selim" kalptir. Gerçek kurtuluşa ermek için de "selim kalp" sahibi olmak gerekir. Allah insanları Müslüman olmaya davet ediyor.Yaratılışın amacı Allah'a kulluktur, yalnızca O'na ibadet etmektir.Bu kulluğun gerçekleşebilmesinin yolu, Allah'ın din olarak uygun gördüğü; yani boyun eğilmesi, itaat edilmesi, inanç ve hayat haline getirilmesi için seçtiği yaşama biçimi İslam'dır. İnsanlar, İslam'ın ilkelerine itaat edip teslim olurlarsa müslim-Müslüman olabilirler.
İbadet; imanın yaşanmış, pratiğe edilmiş halidir.
Dışarıdan İslam'ın gücüne teslim olmak yetmiyor. İman, çaresiz kalıp da teslim olmaktan farklı bir olaydır. İman edip, İslam'ın gereklerine uyanlara Allah hak ettikleri karşılığı verecektir. Mümin; imanını tehlikeye atacak davranış, söz ve fikirlerden uzak durur. Kâfirleri ve müşrikleri kendine dost edinmez. Mümin; helal ve haram konusunda dikkatlidir.
Mü'min kimliğimiz, Mü'min şahsiyetimiz gerek şahsi gerek ailevi, gerek sosyal gerekse yaptığımız her işte Allah'tan ve O'nun Resul'ünden bağımsız yaşamamaktır.
Mümin; hayır insanı ve hayırlı insandır,kendisi için hep hayırlı işler yaptığı gibi başkasına hayrı dokunur. O çevresinde bulunan hiçbir şeye ve hiçbir kimseye zarar vermemeye çalışır. Herkese iyilik eder, insanlara ikramda bulunmaktan zevk alır. O, insanı küçülten bütün iş ve davranışlardan uzak durur. Hayatı Allah için yaşar, bir gün öleceğinin ve hayatının hesabını vereceğinin bilincindedir. İmanı onu hep doğruya ve faydalıya götürür. Mümin; İslam'ı yaşayan, yaşatan insandır.

13