Yazar, Türk gençliğinin seküler eğitim sistemi ve postmodern kültür saldırısıyla kendi değerlerinden uzaklaştırıldığını savunmaktadır. Bu durumu İslâm'ın rehberliğinden mahrumiyet olarak görüyor ve gençleri korumak için eğitim sisteminin dönüştürülmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Ancak yazar, sekülerleşme ve Batılılaşmanın neden gençler için cazip geldiğine dair bir analiz sunmakta mıdır?
Ülkeye, kültürüne, inancına, medeniyetine aidiyet bağlarını ve bilincini yitirmiş, bedenen burada, zihnen Batı'da yaşayan, Batı'nın posası çıkan kültür ürünlerini tepe tepe tüketerek tükenmekten başka bir şey yapamayan şizofren bir gençliği meydana getiren bu güruh yaptıklarıyla övünürler. Sorumluluk bilincinden uzak, kendi kutsallarını kaybetmiş, onun yerine putperestliği ve putçuluğu, sekülerizmi paganizmi koymuş. Egemen yapı bu!
Türkiye'nin en büyük zaafı; ülkesine, insanına ve inançlarına yabancılaştırıcı hatta düşman edici iç ve dış yıkıcı popüler kültür akımlarının, gençlerini bu yapının kölesi hâline gelmesine engel olmayışı. Hiçbir köklü, kalıcı, uzun soluklu bir çıkış yolu geliştirememesi!
Ülkesine, inançlarına, değerlerine yabancılaşan bir gençlik, her tür iç ve dış yıkıcı saldırının kolay lokması ve kurbanı olmaya adaydır. Ürpertici ama gerçek bu.
Bir ülkenin en güçlü kaynağı demek olan gençliği, gençlik ruhu bir asırda kurutuldu, yok edildi. Batılılaşma çıkmazı, ülkeyi inanılmaz bir çıkmaz sokağın eşiğine getirip bıraktı: Türkiye'de Türk tipi laikleşme biçimleri üretti, laikliği dinselleştirdi, seküler bir dine, Kemalizm'in biçimlerine dönüştürdü. Buna bir de dışarıdan gelen postmodern popüler kültür saldırısı eklendi: Postmodern popüler kültür ve davranış kalıpları bütün dünyada hızla yaygınlaşıyor, entelektüel ve kültürel sınırların ortadan kalkmasıyla birlikte, kendi kültürü verilmeyince mukavemet gücü yok edilince sonuç bu!
Biyolojik olarak yaşayan ama zihnen ve kültürel olarak ülkesine ve inançlarına yabancılaşan bir gençlik, sadece kendisini yok etmiş olmaz, ülkesini de ailesini de terk eder ve yok oluşa sürükler. Bu terk ediş; milleti millet yapan değerlerin terki!
Türkiye'de yaşanan, sefih sekülerleşme biçimlerinin yaygınlaşması, Kemalizm'in Millî Eğitime hâkimiyeti yüzünden. Yaşanan olaylar sonuç! Bütün iletişim kanallarının kilitlendikleri naklettikleri olaylar sonuç. Olaylar gündeme oturunca herkes fikrî tahlilden ziyade olayları naklediyor veya nakledilen üzücü olayların oluş sebeplerini konuşan yok!
Türkiye'de İslâm hakkındaki husûmet de entelektüel cehalet de ürpertici!
Gençliğin karşı karşıya kaldığı nihilizm açmazından kurtulmalarını sağlayacak en önemli kaynak İslâm'dır. İslâmî kesimler bile İslâm'ın zamanlar üstü ve çağlar ötesi kucaklayıcılığının ve kuşatıcılığının farkında değiller. Kendi görüşleri tek doğru!
Türkiye'deki İslâm hakkında entelektüel cehâlet, dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Bu entelektüel cehalet yeteri kadar onur kırıcı değilmiş gibi, bir de İslâm'a karşı inanılmaz bir önyargı ve saldırı dalgası yayılıyor her yerde, her mecrada bütün hızıyla!
Kemalizm'e veya laikliğe ilişkin yapılan en küçük ve güçlü entelektüel eleştirilere asla tahammül edilmediği gibi, ürpertici saldırılara, hakaretlere, linç girişimlerine yol açabiliyor.

6