Allah adına bu kubbeye salınmış hiçbir ses zayi olmaz!
Allah'tan bağımsız bir başarı planlaması sonu hüsran ile bitecek bir ütopyadır.
Allah'ın yücelttiğini kimse alçaltamaz, Allah'ın alçaklığa mahkûm ettiği ise, hangi zorbalık kullanılırsa kullanılsın ilelebet yüceltilemez.
Hacc ibadeti yapılageldiği sürece, bu gerçekleri insanların gözünden saklamak mümkün olmayacaktır. Sırtına kefenlerini giyip Allah'la yaptığı kula kul olmama sözleşmesini yenilemeye koşan milyonların, haccın ne demeye geldiğini anlayarak bir gün dirilebilecekleri korkusu güç merkezlerinin korkulu rüyası olsa gerektir. Dünyayı haraca kesen, gözyaşı kan ve alın teri üzerine saltanat kuran egemenler, hacc ibadetinin bir gün dirileceği ve milyonları dirilteceğinden ne kadar korksalar yeridir.
Düşünelim: Şu anda bu kutlu beldeyi dolduran milyonlar sırtlarına geçirdikleri ihramlarından başka kaybedecek bir şeyleri olmadığını anlarlarsa ne olur "Ölmeden evvel ölünüz" sırrını anlarlar da artık ölüm korkusuna karşı bağışıklık kazanırlarsa ne olur Onları ölümle korkutarak zulüm gemisini yürütmeye çalışan korsanların telaşını gözümüzün önüne getirelim. Düşünelim: Ya Arafat'a çıkan milyonlar marifete erer de kendi sınırlılığını ve Rabbinin sınırsızlığını, güç ve kudretini tanırsa ne olur Tanırsa ve Arafat "vakfe"sini Allah karşısında 'kulluk şuuru" ile yaşarsa, istikamet açısındaki sapmaları düzeltip Rabbiyle yeni bir kulluk sözleşmesi yaparsa ne olur
Meş''ari''l-Haram''da (Müzdelife) "ne için yaratıldığı, dünya hayatının ebedî hayat yolculuğu olduğu" şuurunu yakaladığının düşüncesi gerçekleşirse... Dahası şeytan taşlamanın sembolik bir atış talimi olduğunu anlayıp bu sembolik taliminin sembolize ettiği hakikati kavradıklarını düşünelim! Gerçekten şeytanı ve şeytansıları taşlamanın bir hayat biçimi olarak algılandığını düşünelim! Eğer bunları düşünürsek, haccın ne muhteşem bir potansiyeli bünyesinde barındırdığını fark edeceksiniz. Fark edecek ve var gücünüzle milyonların sesine ses katmak için o lahuti sloganı haykıracaksınız:

34