Kur'an-ı Kerim eşsiz bir hayat kitabı!
YAŞAR DEĞİRMENCİ
Eşsiz bir hayat kitabı Kur'an-ı Kerim; iman, amel, ahlak kılavuzumuzdur.
Her şeyin para ile ölçüldüğü, insanlar ve toplumlar arası ilişkilerin bozulduğu, huzurun yerine kargaşanın hâkim olduğu bir dünyada; insanın ruhunu derin acılardan koruyabilmek için, nefis muhasebesine her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır. Dinimizin ısrarla bize tavsiye ettiği bu nefis muhasebesi ihmal edilirse, insanın varlığı anlamını kaybeder. Bunun toplumdaki yansıması da arsızlık, hayâsızlık, ahlaksızlık, haksızlık, hırsızlık, yolsuzluk, kin ve intikam duygularının yaygınlaşması, merhametsizlik ve sevgisizlik biçiminde ortaya çıkar. Nefsiyle muhasebesini hakkıyla yapanlarda ve iç dünyasına yönelenlerde görülen ilk değişim ise; bütün kötülükleri terk edip insanlığın sıkıntı ve ıstıraplarını yüreklerinde hissetmeleridir. Dinimizin hayat tarzımız olduğunu gösterelim.
İbadetleri belli günlere tahsis etmeyelim. Her günümüz dinimizin yaşandığı yaşatıldığı günler olsun. Sadece bir ayet veya bir hadisle amel edilse toplumun huzur bulacağını unutmayalım. Bazı hadis-i şeriflerin ışığında düşünelim.
"Kim bir Müslüman'ın dünya sıkıntılarından bir sıkıntıyı giderirse, Allah da onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim darda kalan bir kimsenin işini kolaylaştırırsa, Allah da dünya ve âhirette onun işlerini kolaylaştırır. Kim bir Müslüman'ın ayıbını örterse, Allah da dünya ve âhirette onun ayıplarını örter. Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur." Sistematik bir dejenerasyonla karşı karşıya olunca
Şu hadis-i şerifle de amel edelim.Peygamber Efendimiz buyuruyorlar ki:
"İki kişinin arasını düzeltmek sadakadır. Güler yüzle insanlara selâm vermek sadakadır.
İnsanlara kötülük yapmaktan kaçınmak sadakadır. Ağır duyana söz işittirmek için gayret etmek sadakadır. Müslüman'ın öğrendiği ilmi başkasına öğretmesi sadakadır. Dili muhafaza etmek (gıybet, yalan, iftira, boş sözden korunmak) sadakadır. Bir sadakaya aracılık etmek sadakadır. Sadaka vermekte acele ediniz. Çünkü belâ ve musibetler, sadakanın önüne geçemez. Bir sadaka yetmiş çeşit kötülüğü önler. Güne başlarken sadaka vermek felaketleri giderir." Parmakla gösterilecek Müslümanlara ihtiyacımız var. Bugün şehrin sokaklarında, üniversitelerimizin kampüslerinde, fabrikalarımızın koridorlarında, devlet dairelerimizde, okullarımızda, adalet saraylarımızda ve hatta bakanlıklarımızda ve meclisimizde yürüdüğü zaman her kesimden insanın parmakla gösterip, hayranlıkla bakabileceği, örnek alacağı, etkileneceği, Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var. Gördüğümüzde ahireti hatırlayabileceğimiz Müslümanlara ihtiyacımız var. Bakınca Allah'ı ve ahireti hatırlayabileceğimiz, konuşunca ilmimizi arttırabileceğimiz, ibadet bilinciyle, ahlakıyla, sabrı ve samimiyetiyle, eminliğiyle örnek alabileceğimiz Müslüman şahsiyetlere ihtiyacımız var. Önce, Resûlullah'ın hayatını, gücümüz nisbetinde iyi bilmeliyiz. Bu okumalar, öğrenmeler okuduklarımızı, öğrendiklerimizi yaşamalar, yaşatmalar hem tahammülü ayarlar hem de huzurlu bir hayat yaşamamızı kolaylaştırır. Onları düşünelim. Bugün yaşıyor olsalardı ne yapacaklarını düşünelim. Bunaldığın meseleyi, yaşasalardı 'nasıl çözerlerdi'yi düşünelim. Okumalar yapsak Peygamber Efendimizin hayatından. Her hal ve şartta dinimizi nasıl yaşamış, nasıl öğretmiş, nasıl tebliğ, telkin ve irşadda bulunmuş aile reisi olarak, tâcir olarak, komutan olarak, devlet reisi olarak, arkadaş yoldaş, komşu olarak, kul ve insan olarak hülasa okumaya başlayalım. Peygamberimizin yaşayışı kimlere, nelere cevap teşkil etmiyor kiRamazan-ı Şerif'in rahmet ve bereket rüzgârlarını/esintilerini/aydınlıklarını öyle bekliyoruz.

16