Kıble merkezli bir hayat inşa edelim!

Yazı, Müslümanları maddi refah ve dünyevi hazlardan dönüp İslam'ı hayat tarzı olarak yaşamaya çağırıyor; ancak bu çağrı, sömürü ve yoksulluk içindeki kitlelerin gerçek sorunlarını çözer mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, toplumun ezilen ve umutsuz kesimlerine İslam'a dönüşü çözüm olarak sunuyor ve bunun örnek yaşayan davetçiler tarafından sunulması gerektiğini vurguluyor. Yazının temel argümanı, Müslümanların dünyevi çıkarlara kapılmış olması sebebiyle Allah'a karşı sorumluluklarını ihmal ettiğidir. Ancak maddi yoksunluk ve sosyal adaletsizliği dini tavsiyelerle çözmek, bu sorunların yapısal sebeplerini göz ardı etmez mi?

Bütün ezilenlere, sömürülenlere, haksızlığa ve adaletsizliğe uğrayanlara,evini geçindiremeyenlere, işsiz kalanlara, faiz ve borç batağına düşenlere, günahlardan kurtulamayanlara, boşanmanın eşiğine gelenlere, çocuklarına söz geçiremeyenlere, psikolojik buhran yaşayanlara yani; bütün umut bekleyenlere umut olabilecek, toplumun her kesimine dokunabilecek bir davete ihtiyacımız var. Sevdiren ve nefret ettirmeyen bir dilin hâkim olduğu bir davete ihtiyacımız var. Tebliğ ettiklerini temsil edebilen, hâl ile örnekliği esas alan, eylem ve söylemleri çelişmeyen, ahlâkıyla, adaletiyle, aile hayatıyla, siyaseti ve ticaretiyle örnek olan davetçiler tarafından sunulacak bir davete ihtiyacımız var.

Allah'a zamanınızın birazını veremeyecek kadar cimriyseniz, gelecek size daha da cimri olacağıızı gösterecektir. Gayret zamanıdır, bu ibadet zamanıdır, bu dava zamanıdır, bu harekete geçme zamanıdır! Öyleyse, İslam'a dönmek elimizde.

İslâm'ı hayat tarzı olarak yaşayalım. Öğrenelim, uygulayın, ona davet edelim. Nefes alıp verdiğimize göre bu fırsatı kaçırmayalım. Allah'a dönmek ve O'na ibadet etmek için davamızı arkadaşlarınıza ve ortaklarınıza, tanıdıklarınıza ve tanımadıklarınıza anlatmak için beklemeyelim, terk ve tehir etmeyelim.

Güç ve kudret sahibi Cenab-ı Allah'tır. Maalesef bu bilinç ve şuur, süper güçlere yardakçılık yapan Müslümanların zihinlerinden kaybolmuştur. Hâlbuki Allah, bir şahıs, bir grup ya da bir ümmet ne kadar az ve ne kadar zayıf olursa olsun kendi yolunda mücadele ettikleri takdirde onları zafere ulaştıracağını vaat etmiştir. Yeter ki