İnsanı eksene alan, insanı aziz bilen ve aziz kılan bir idrakin, bir anlayışın, bir medeniyet mefkûresinin sahibi yalnızca biz olduk, bu toprakların çilekeş çocukları. İnsanı, diğer varlıklar arasındaki yerini ve rolünü hakkıyla idrak eden sadece Müslümanlar, münhasıran da bu toprakların hakikatli hakikat çocukları olarak biz olduk.
İnsanı korumak, insanın haysiyetini ve yaşama hakkını korumak bizim mümeyyiz vasfımız oldu. Bizi, diğer milletlerden ayıran en temel hasletimiz oldu bizim. Sadece insanı korumak değil. Varlığın kendi olarak var olma ve yaşama hakkını korumak, bizim medeniyetimizin bize yüklediği en temel yükümlülüktü. İnsana ve varlığa yapılan saldırıyı, biz, insanı ve varlığı yaratan Yaratıcı'ya yapılmış bir saldırı ve hadsizlik olarak gördük ve ona göre hareket ettik tarih boyunca. Varlığa, bütün mazlum toplumlara, tabiattaki korumasız mahlukâta yapılan bütün saldırılan, biz hakikate, hakikatin sahibi Hakk'a yapışmış bir saldırı olarak gördük.O yüzden hiçbir zaman zulme boyun eğmedik. Hiçbir zaman zalime ve zulmüne sessiz kalmadık. Hiçbir zaman hiçbir zalimin zulmüne ortak olmadık, boyun eğmedik. İnsanlığı; Müslümanlar kurdu, korudu, Avrupalılar yaktı, yıktı! Avrupa'ya apaydınlık bir dünya sunan, hakikat ışığının parlayan yıldızı Endülüs'ü Müslümanlar kurdu, Avrupalılar yıktı. Avrupalılar yakmaya, yıkmaya; Müslümanlar ise kurmaya, yaşatmaya, Avrupalıları yaşadıkları anlam krizinden ve manevî / felsefî çöküşten kurtarmaya devam ediyorlar...
O yüzden İslâm, insanlığın geleceğidir. İster savaşlar üzerinden olsun ister kültürel, siyasî ve ticarî ilişkiler üzerinden olsun, İslâm Avrupa'yı kuran, Avrupa ise İslâm'ı yıkan bir aktör olarak işlev gördü. İslâm-Avrupa ilişkilerinde İslâm var edici, kurucu bir rol oynarken; Avrupa yıkıcı, yok edici bir rol oynuyor. Bugüne kadar böyle oldu bu, bugünden sonra da böyle olacağı anlaşılıyor. Avrupalılar, İslâm düşmanlığını, İslâm'ı yok etmeyi amaç edinen Haçlı zihniyetini terk etmediler hiçbir zaman. O yüzden İslâm'ı Avrupa'dan uzaklaştırmaya, Avrupa'nın hayatından silmeye çalışıyorlar yüzyıllardır. Haçlı zihniyeti yok edilmediği sürece, Avrupa'nın İslâm düşmanlığı bitmeyecek ve Avrupa-İslâm ilişkileri hasmane bir görünüm almaya olmaya devam edecek.

5