Dünya-ahiret dengesi kuralım!

"İslam'ın yaşanmamasıyla, hayata sokulmamasıyla insanlık insanlığını kaybetti. İslam ümmetinin "Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emredersiniz, kötülükten alıkoyarsınız ve Allah'a inanırsınız.

Ehl-i kitap da inanmış olsalardı elbette onlar için hayırlı olurdu; içlerinden inananlar da var, fakat çoğu yoldan çıkmıştır." (3 Âli İmran 110) Bu âyet, iyilik yolunda insanlığa önder ve örnek olmayı hak eden Müslümanların başlıca niteliklerini göstermektedir.

Buna göre onlar Allah'a iman ederler. Bunun gereği olarak peygambere, kitaba, âhiret gününde hesap vereceklerine ve diğer iman esaslarına inanırlar. İslâm'ın öğrettiği güzel ahlâka sahiptirler; iyiliği emreder, kötülüğü engellerler ve imanlarının gereğini yerine getirirler.

Onlar iyi amel sahibi olmaları, aşırılık ve sapkınlıktan uzak, dosdoğru, adaletli, ölçülü, mutedil ve dengeli tutum ve davranışları sebebiyle insanlığa örnek ve rehber olmaya hak kazanmışlardır.Yüce Allah müminleri dengeli, uyumlu, mutedil, hayırlı bir ümmet kılmıştır.

Hz. Peygamber güzel ahlâkı tamamlamak için gönderilmiş bir peygamber olduğu gibi ümmeti de bu ahlâkı yaşamak ve insanlığa öğretmek için görevlendirilmiş en hayırlı ümmettir. Gerçek müminler de bu vasıfları taşımaktadırlar.

Bu sebeple Allah, insanlığı hakka davet gibi önemli ve şerefli bir görevi onlara vermiştir. Güç ve iktidar İslam'ın emrinde ve İslam ümmetinin elindeyken, ümmet bu gücü tüm ümmetin ve insanlığın adaleti, huzuru, güveni ve mutluluğu için kullanır.

Çünkü adalet ve huzur İslam ile mümkündür. Ama güç zalimler ve zorbaların elinde oldukça, zorbalar, zulümlerine zulüm katarlar. Gazze'de yapılan soykırım ve diğer Müslümanlara yapılan vahşet, katliama Müslümanların başsız/halifesiz oluşu, İslâm ülkeleri olarak bilinen devletlerin İslâm ülkesi olmayışları zalimlerin zulmünün devamına sebebiyet vermektedir.

İşte tüm insanlık ve ümmet için asrımızın en büyük tehlikelerinden biri de dünyevileşme tehlikesidir. Tüketim hastalığının mikrobu olan dünyevileşme, kimini imanından, kimini amelinden, kimini ahlakından, kimini cebinden, kimini yüreğinden yaralıyor, hatta öldürüyor.

Peygamber Efendimiz ciddi uyarılar yaptığı Hadis-i şerif: "Korktuğum şeylerden birisi de benden sonra size dünya nimet ve ziynetlerinin açılması, sizin de onlara gönlünüzü kaptırmanızdır. Vallahi ben bundan sonra sizin hakkınızda fakirlikten korkmuyorum.

Aksine sizden evvelki ümmetlerin önüne dünyalıklar serilip birbiriyle yarıştıkları ve onları helak ettiği gibi sizin önünüze de serilip çekişmenizden ve sizi de helak etmesinden korkuyorum."

Kimi hadislerde de dünyalık sevgisinin çok daha derinleşerek iman eden insanların, dünyalıklar için birbirlerine kıyabileceklerine işaret edilir. Hz. Peygamber Uhut'da şehit edilenler üzerine namaz kıldı, sonra minbere çıktı ve sanki vedalaşıyormuşçasına şöyle konuştu:

"Ben, benden sonra sizin şirke düşmenizden korkmuyorum. Fakat ben, sizin dünyanızdan, dünyayı istemenizden, dünya için birbirinizi öldürmenizden ve tıpkı sizden öncekilerin helak olması gibi, sizin de helak olmanızdan korkuyorum."