Dindarlaşmadan rahatsız olanlara...

Peygamberimiz, Allah'ın insanlara lütfettiği hidayet rehberidir. Bugün genel olarak, Kur'an'a yaklaşma ve onun sunduğu ebedî hakikatleri algılama biçiminde ciddi problemler var. Bugün Kur'an çoğu kimse için hayatın kitabı değil, kutsanan kültürün kutsal bir nesnesidir. Açıktır ki, Kur'an'ın hayatın kitabı olabilmesi için, Müslümanların, öncelikle ona yaklaşım tarzlarını gözden geçirmeleri ve durumlarını düzeltmeleri gerekiyor. Onu kültürün kutsal bir nesnesi olmaktan çıkarıp, tekrar hayatın kitabı haline getirmeleri gerekiyor. Müslümanların zihinlerinde ve kalplerinde onun tekrar, vahyolunduğu zamandaki canlılığına kavuşmasıdır. Kur'an'ı okurken sanki o doğrudan bize vahyolunuyormuş gibi düşünmemiz gerekiyor. Vahyi, öncelikli ve hatta tek muhatabı olarak kendimizi görmemiz gerekiyor. Kur'an'la doğrudan bize yönelmiş ilahî sesi duymadan olmaz. Bilgi ile uygulamayı veya iman ile ameli birbirinden ayırdık. Şurası şüphe götürmez bir gerçek ki, Kur'an için iman ile amel, bir bütünün iki farklı yönünü temsil eder. Bunların birbirinden koparılmaları, her birini işlevsiz veya anlamsız kılar.