Biz yaşatmak için yaşarız; Batı öldürmek, yok etmek için yaşar!
YAŞAR DEĞİRMENCİ
Bize ezberletilen Batı uygarlığı; hep zulmün, caniliğin, vahşetin, katliamın adı.
Batılılarındünyanın kanını emdikleri, dünyayı cehenneme çevirdikleri, bütün kültürleri, uygarlık adına, özgürlük adına, laiklik adına yağmaladıkları, tarihten sildikleri bir zaman dilimindeyiz. Bütün olaylara Mümin kimliğimizle bakıp değerlendirmeliyiz. İnsanın yok oluş felaketine sürüklenmesiyle iç içeyiz. Zihin işgalinden, sosyal medya, internet ağlarından bağlarından kurtularakgündemin peşinde gitmeden fikrî istikametimizle tahlil yapmalıyız.
Batı'nın cins adamlarının 'Avrupa uygarlığı, ölüler evini andırıyor. İnsanlığı yok edecek silahlar geliştirmek, uygarlık değil barbarlık! İnsanı yaptıklarının kölesi yapmak da uygarlık olmaz.' Bu ve benzeri sözleri söyledikleri halde hâlâ Batı uygarlığı ezberletiliyor eğitim sistemimizde. Biz; gittikleri her yeri sömüren, yaşatmayan bütün imkanlarını kullanan vahşete 'Batı Uygarlığı' demeyi bırakalım artık. Vahşete 'uygarlık' demeyelim.
Batılılar da Ruslar da bizim Osmanlı'nın devamı olduğumuzu ve herkese hayat hakkı tanıyan aşılamamış en güçlü medeniyeti yaşatan Osmanlı ruhunu canlandıracak, İslâm medeniyetini yenileyecek yalnız Türkiye'nin olacağını çok iyi biliyorlar. Türkiye'nin hem tarih yapması hem de varlığını sürdürebilmesi, Batı uygarlığı ile değil İslâm Medeniyetine (özümüze) dönmemizle mümkün. Zulmün devletleri; Türkiye'nin Türkiye'den ibaret olmadığını görüyor. Çin'le, Rusya'yla, İngiltere'yle, İran'la ve tabii ABD ve AB ülkeleriyle kurduğu ilişkilerde yakın tarihimizde ilk defa Türkiye'nin büyük devlet olduğu bir dış politika stratejisi geliştirdi. İnsanlığın umudu, güveni biziz. Zulmü önleyerek zalimin karşısında olan, mazlumun (dili, dini ne olursa olsun) yanında ona sahip çıkan da biziz. Türkiye! Siyonizm'in belası da biziz! İç sıkıntılarımıza, ekonomik durumlarımıza, gündeme oturan uyuşturucu, içki, kumar, fuhuş ve benzeri rezaletlerle boğuşmamız bize kendimizi, medeniyetimizi, lider Türkiye'yi ve liderini unutturmasın.
Üçüncü Dünya Savaşı, Soğuk Savaş'ın bitirilmesi üzerine döneminNATO Genel Sekreteri "küresel sistemin önündeki en büyük tehdit İslâm'dır" açıklaması üzerine İslâm'a karşı başlatıldı. Türkiye; ülkemizdeki bütün darbeleri tezgâhlayan, terör örgütlerini açıkça destekleyen ve bağrına basan Batı'nın düşmanıdır.
Putin'in Ukrayna'yı işgal gerekçesinde "Karadeniz kıyılarını, Kırım'ı ve diğer şehirleri Türklerden biz koruduk" diyerek açıkça dillendirdiği üzere, Türkiye, Rusya'nın tarihî düşmanıdır. Doğu Türkistan'daki Uygur Müslümanlara kan kusturan Çin, Türkiye'nin geçmiş ve gelecek düşmanıdır. Türkiye'nin Akdeniz'den, Karadeniz'den de kuşatılabileceğini, Rusya'nın Ukrayna saldırısının uzun vadede hedeflerinden birinin Türkiye'nin kuşatılması ve durdurulmasıdır. Avrupa'nın, Rusya'nın, Amerika'nın da bizim düşmanımız olduğunu göreceğiz, bileceğiz. Tabii bu emperyalist devletlere uşaklık yapan (İslâm ülkeleri olarak isimlendirilen) İran'ı Suud'u, Suriye ve Mısır'ı Ortadoğu'daki diğer devletler 'dost devlet' olmaktan çıkmamalı. Rusların da ABD'nin de Batı ittifakının da Çin'in de hedefinde Türkiye'nin önce bölgesel güç, sonra da küresel güç olma ihtimalinin önüne geçilmesi çabası vardır. Bunu iyi bilelim.Onlar bizi düşman olarak görüyorlar ve bütün ilişkilerini ona göre kuruyorlar.
Türkiye; hâlâ İslâm medeniyetinin en güçlü temsilcisi ülkedir. İslâm bu toplumun ruhudur, umududur ve ufkudur. İslâm, bu ülkenin istiklal ve istikbalinin tek sigortası, bu ülkenin çocukları huzur içinde, barış içinde yaşasın diye, senin için, benim için, bizden

15