Allah'ın rızasını kazandıracak amellerle Ramazan ayına "Hoş Geldin" diyelim!
YAŞAR DEĞİRMENCİ
Ramazan'la birlikte bütün günahlarımızı affettirebilme fırsatı bizi bekliyor. Ramazan ayında nefisimizi terbiye edip, tüm kötü ahlaklarımızdan kurtulmaya gayret edeceğiz. Peygamber Efendimizin"Eğer ümmetim Ramazan ayının kıymetini, şerefini ve önemini hakkıyla bilmiş olsaydı, bütün bir yılın Ramazan olmasını temenni ederdi." Buyurur. Ayrıca "Nice oruç tutanlar vardır ki, (günahlardan uzak durmadıkları için) onların oruçlarından geriye sadece açlık ve susuzluk kalır."hadisi gereği haset, gıybet, dedikodu, harama bakmak, müstehcen konuşmak da dahilher türlü günahtan kaçınacağız.
Peygamber Efendimizin,"Kim yalan söylemeyi, cahilliği ve cahillikle amel etmeyi (günah işlemeyi) terk etmezse, Allah'ın onun yemesini, içmesini terk etmeye ihtiyacı yoktur." hadisi gereği yalanı, iftirayı, cahilliği, laubaliliği terk edeceğiz. Her saniyesi cennete açılan bir kapı olan ramazanı iyi bir vakit planlaması ile değerlendirmeye çalışacağız. Özellikle vaktimizi yiyip bitiren televizyonla, internetle, sosyal medyayla aramıza ciddi bir mesafe koyacağız.
Peygamber Efendimizin "Faizin her türlüsü ayaklarımın altındadır." hadisi gereği, borca esir eden faizci ekonomik sistemi yeniden ayaklar altına alıp, borca dayalı sömürü sistemini kökünden bitirecekFaizsiz Bir Ekonomik Sisteminkurulması için cihat eden nesillere de infakımızdan bir pay ayıracağız. Zulmü ve mazlumluğu kökünden bitirecek,hakka, adalete ve tevhide dayalıYeni Bir Dünyanınkurulması için cihat eden nesillere de infakımızdan bir pay ayıracağız. Hedefimiz İslam'ın yayılması, yaşanması ve korunması olan askerî, siyasî, iktisadî, ilmî mücadele ve faaliyetler de Fî-sebîlillâh'tır ve zekât bütçesinden de bir payı vardır. Allah için cihat eden nesillere de infakımızdan bir pay ayıracağız.
Ramazan helal lokma ve kardeşlik bilinci demektir.
İftar sofralarımızda önce haram bulaşmamış helal kazanç bulunmalıdır. Rasûlullah buyuruyor ki: "Yediği haram, içtiği haram, giydiği haram. Haram ile beslenen birisinin duası (ibadetleri) nasıl kabul edilir" Bu hadis-i Şeriflerin ışığında Ramazan'a girerken şu hususlara dikkat edip gerçekleştirmeliyiz. Bu aya girmemiz de Allah'ın rızasını kazandıracak ameller işleme fırsatını da kaçırmayalım. Birlik ve beraberlik şuuru, bir milletin mayasıdır. Bu maya olmadığı zaman, milletin oluşması da mümkün değildir.Hâlbuki birlikte güç ve rahmet, ayrılıkta ruhen ve bedenen yıkım vardır. Tefrikaya düşen kişiler, manen de huzursuzluklar yaşar. Bu sebeple daima Kur'an-ı Kerim ve Sünnet etrafında birleşici ve birleştirici olmalıyız. "-Allah'a ve Resulüne itaat ediniz. Birbirinizle çekişmeyiniz. Sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetleriniz azalır. (Düşmanlarınızın karşısında bir hiç mesabesinde kalırsınız.) Bir de sabredin. Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir."(8 Enfal 46)
Allah ve Resul'üne itaati terk edip nefs, şeytan ve düşmanlara uyacak olursak, niza ve ayrılıklar bizi kaplayıverir. Bu hâl de bizleri zayıf düşürüp korkak hâle getirir. Ayet-i kerime durumumuzu ne güzel açıklamış. İçinde bulunduğumuz bu hâl böyle devam ederse, Cenab-ı Hakk'ın da tehdidi hemen geliyor: "-Eğer (Allah ve Resul'ü yolunda) birleşmezseniz, arz üzerinde çıkacak büyük bir fesat sizi helâk edecektir." (8 Enfal 73)
Cenab-ı Hakk'ın bu vaadi defalarca vaki olmuş, binlerce mümin acı, ıstırap ve işkenceye maruz kalmışlardır. Hâlbuki Allah'ı bir, Resul'ü aynı, kitabı Kur'an olan biz inananlar acaba ne oluyor da ceviz kabuğunu doldurmayan birtakım sebeplerle ayrılığa düşüyoruz
Biri diğerini kötüler, kendini ve kendi cemaatini üstün tutmaya kalkışırsa, bu durum ayrılığı meydana getirir. Hâlbuki şu bir gerçektir ki; ehl-i küfür bir millettir, Müslümanlar da bir millet. Baş döndürücü değişiklikler ve gelişmelerin olduğu çağımızda, Müslümanlara oynanan oyunları iyi bilmeliyiz. Onlar parçala-yut politikasını güderler. Acı, ıstırap, işkence, çile, yurtlarından atılma, varlıklarını kaybetme yine müminlere. O hâlde işte çare:

21