AK Parti özüne dön! Ömer Çelik kendine gel!

Eğer Allah'ın emri laiklikle bağdaşmıyorsa, laiklik bir tür İslam karşıtı bir başka din haline gelmiş oluyor. Bizde devletin laik olması demek, İslam'a karşıt olması anlamını taşıyor.

Yani laikliğin, 'din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması' biçiminde tanımlanması aslında İslâm dininin yerini laiklik dini almış oluyor.Adı 'laiklik' olan bir 'din devleti'nde yaşadığımız ortaya çıkıyor. Zaten 'değiştirilemez' bırakın onu 'değiştirilmesi teklif dahi edilemez' maddelere sahip olmak ne demekBasbayağı laiklik adı verilen siyasal bir metodu ilahi kitaplarda yazan dini kurallara benzetmek, kutsal hale getirmek demektir. Buna Kemalizm de ilave edilebilir. Şunca yıldır bütün devlet imkânlarına ve kafa yıkamalara, Batı'nın uşağı haline getirilme, eğitim sisteminden kendi değerlerini kovma, 'irtica' adı altında İslâm düşmanlığı yapma ile nasıl normalleşeceğiz Kendi değerleriyle kutsallarıyla irtibatı olmayan, paganizm, sekülerizm ve laisizm ile kuşatılmış alçaldıkça alçalan entelektüel geçinenler, ihtilalleri bu milletin başına bela edenler, TV'lerde arzı endam edenler, muhatap bile alınamaz!

Hele bu güruha 'düşüncenize saygı gösteriyorum' diyenlere şunu öğretmek ihtiyacındayım: Saygı göstermeyecek, haddini uygun üslûp ve usulle bildireceksin. Sadece saygısızlık etmeyeceksin! İslam böylesi durumlarda çok özgürlükçü. Devlet zoruyla din dayatmaz insana. Çünkü din özgür seçim işidir. Kur'an-ı Kerim, Müslümana şöyle emir verir: "De ki: Ey inkârcılar! Tapmam sizin taptıklarınıza, siz de benim taptığıma tapmazsınız. Asla tapmayacağım sizin taptıklarınıza, siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim bana!"(Kâfirûn suresi)

Kemalizm ile de Müslüman insanımızı dinden, imandan çıkarıyorlar.Kemalizm bu milletin içinden büyük bir kesimi başkalaştırmış ve dini, dili, hayat tarzı ile başka bir kavim haline getirebilmiştir. Bugün çektiğimiz en büyük sıkıntı budur. Kemalizm'in bu şiddeti bitmiş de değildir. Eğitim çarkı milletimizi dönüştürmeye devam etmektedir.

İsrail'de neden Atatürk büstü dikilip kaidesine "Sana minnettarız" yazma gereği duyuldu. Siyonizm belasını, içimizdeki uşaklarını unutmayalım! Tayyip Erdoğan'ın, "One Minute" çıkışını yaptığı 2009'dan sonra bütün şer güçlerin ittifakını, "Hilâl Haç"ın devam ettiğini de.

Özümüze dönmeliyiz.

Laiklik; bu ülkeye hiçbir şey katmadı. Ruh köklerine yabancılaştırmaktan başka! Türkiye Cumhuriyeti başında bir İslam Cumhuriyeti olarak kurulmuştu. Laikliğin 'L'si bile gündemde yoktu. Anayasa'ya 1937'de girdi. Yani Cumhuriyet laik olarak doğmadı. Sonradan oldu bitti ile İslam kaldırılıp, laiklik getirildi.

Müslüman Türk aidiyetinden utanır, Batı'nın uşaklığını kabullenir hâle geldi/getirildi. Batı'nın tarihi; zulüm, (sömürgecilik, asimilasyon, kendisinin dışındakilere hayat hakkı tanımama, vb.) milleti de zalimliklerle doludur. İslâm düşmanlığında (basın, yayın, sosyal medya, vs.de yaptıkları, teşvikleri) utanmadan yaptıklarını da güzel kelimelerle kapatırlar.