"Benim verdiğim nimetlere şükrederseniz ziyadeleştiririm. Nankörlük ederseniz, azabım şiddetledir" ilahi ikaz, unutuldu/unutturuldu. Her tarafa yapıştırılan afişler, panolara yerleştirilen pankartlar hep algıların üretilip doğruların örtülmesinde kullanıldı.
İstanbul işgal altındayken Vahdettin kurtuluş emrini verirken şimdi "ebedî şef" olarak ezberletilen bu emrin gereği olarak Samsun'a çıkarken hep başka türlü anlatıldı. Doğruları söylemeye çalışan bakanlar, millî manevi değerleri vermeye çalışan ilim ve fikir adamları hep susturuldu. Biz haykırıyoruz haykıracağız. Milletlerin tarihinde önemli günler vardır. Ama tek adam yoktur. İki Bayramımız vardır. Ramazan ve Kurban Bayramları. Diğer günler, sadece özellikler arz eden günlerdir. Uğratıldığımız "zihnî işgal"den kurtulup özümüze dönmemiz, özgürlüğümüze kavuşmamız gerekiyor. Bu özgürlük de "Allah'a kulluk" ile başlar. Allah'a kul olamayanlar; nefsinin heva ve hevesinin kulluğundan kurtulamazlar "özgürlük" diye bağırırken de...
Meşhur ilim adamları, akademisyenler, siyasiler, vs. 'Atatürk tartışılmaz, laiklik tartışılmaz' diyorlar.Anayasayı bile değiştiremiyoruz. Pranga "Laiklik"ten kurtulamıyoruz.
Ne kadar yanlış! Hadis tartışılmış, tartışılıyor. Kafa karıştırılırken ses çıkarmayanların, yalan yanlış yazılan/yazdırılan tarih kitaplarına giren uydurmalar 'tartışılmaz' öyle mi Yazıklar olsun! Bu mesele ne AK Parti ne MHP ne CHP meselesi değildir. İdeali, kutsalı, kendi değerleri verilmeyen veya gölgede kalan bir topluma M. Kemal'i 'ortak değer' olarak söyleyebilmek hâlâ 'cehalet bilgisizliği'nin taşındığını gösterir. Bu milletin ortak değeri Millî ve manevi değerleridir. Milleti millet yapan kutsallarıdır. Şahıslar kim olursa olsun ortak değer taşırlar, ortak değer olamazlar. Hele ortak değerleri kaldıran, mukaddeslerimizle bağlarımızı koparanlardan hiçbir zaman ortak değer olmaz.
Mutedil ve müstakim olmak zorundayız.Peygamberimiz bile mübalağalı medihte bulunmaya (aşırı övmeye) karşı olup "Hıristiyanların Meryem oğlu İsa'ya yaptıkları gibi, beni aşırı şekilde övmeyin! Ben ancak Allah'ın kuluyum. Bana 'Allah'ın kulu ve Rasûlü' deyin!" buyurmuşlardır. Kendisine 'En hayırlı' diyenleri bile susturmuştur.
Siyasilerimizin ve devlet adamlarımızın bile dikkat etmediği, son dönem çok yaygınlaşan bir hususu daha hatırlatıyorum.'Bayrak kanunu' var. Ölçüsü, zemini, rengi, fonu, üzerindeki ay yıldız bulunma şartına rağmen, bu kanun ihlal ediliyor. 19 Mayıs'la da bayrağımızın en önemli sembolü ayyıldızı Mustafa Kemal portresi örttü. Ay yıldız gölgede (geride) kalıyor, portre öne çıkıyor. O portredeki zat, ay yıldızdan daha mı önemli O mu ortak değer, ay yıldızlı bayrağımız mı Bayrakta hiç kimsenin portresi, silueti olmaz/olamaz. Tabulaştırmanın sınırı olmadığı için yansıması her yerde görülebilir.Bayraklardaki gibi.

40